|
Cumartesi, 29 Kasım 2008 |
|
Fethullah Gülen, Fasıldan Fasıla Şahsen, bir insanın hata, kusur ve günahlarını yazıp kaydetmesine taraftar değilim. Onları herkes kendi zihnine yazmalı; başka kimseye açmamalı. Melekler bile bilmemeli hata ve günahları. Onları sadece gizli-açık her şeye nigehban bulunan Allah bilmeli. O'nun rahmeti geniştir. Kim bilir, bir hadis-i şerifin işaret ettiği gibi, Cenab-ı Hak kulunu karşısına alır, günahlarını itiraf ettirir: "Şunu, şunu yaptın ama bunları gizledin. Yani, açıktan açığa günah işleyen ve günahlarından hiç sıkılmayan fasık u facir değildin, geçici isyanlarının utancını yaşıyordun. O gün sen gizledin, ben de bugün seni affediyorum." der. İşte, ahirette >> |
|
Pazar, 26 Ekim 2008 |
|
Fethullah Gülen, Zaman, 25.10.2008 Öteden beri dar manada koca dayağı geniş manada ise aile içi şiddeti İslam'ın yumuşak karnı olarak görür çokları. Hanımlarını dövmeyi İslam'ın kendilerine verdiği bir hak olarak gören Müslüman koca zihniyeti, bu hususta kullandıkları en büyük delillerden biridir. Doğru mu bu? Önyargıların, ideolojik bakış açılarının, topyekûn inkârı merkeze alan düşmanca yaklaşımların ürünü olan bu hüküm tek kelime ile yanlıştır. Birçok açıdan izahını yapabiliriz bunun. Önce diyalektik mantık içinde şunu söyleyelim; |
|
Perşembe, 04 Eylül 2008 |
|
Süleyman Toprak
Ölüm herkes için mukadder, ölümden kaçış ve kurtuluş yok; herkes ölümü tadacağını ve bir gün mutlaka öleceğini biliyor. Ama ölümle her şey bitmiyor. Ölümden sonra ne olacağını da insan merak ediyor ve bilmek istiyor. Acaba ölümden sonra da hayat devam edecek midir, yoksa ölümle her şey bitecek ve insan yok olup gidecek midir? Ölümle yok olup gitmekten hoşlanmayan, ebedilik duygusu ve arzusu ile yaratılmış olan insanoğlu, ölümden sonra da hayatının devam etmesini istiyor. İşte bu noktada >>>
|
|