Anasayfa arrow Satır Arası arrow Tefekkür Dünyamız arrow Yardımlaşma mı, Mücadele mi?
E-posta

Yardımlaşma mı, Mücadele mi?

Prof. Dr. M. Sami Polatöz, Sızıntı

 

ImageCanlılar âlemine küçük ölçekte ve dar bir nazarla bakıldığında, tür içinde ve türler arasında ölümüne bir mücadele olduğu kanaati hâsıl olabilir. Belgesellerde sıkça gördüğümüz yırtıcı hayvanların otçul hayvanlara musallat olması ve onlarla beslenmesi hâdisesi, bir yönüyle bu mücadeleye misâl verilebilir. Ancak bu mücadele, bir türün neslini tüketecek şekilde değildir. Aksine bu mücadeleyle hastalıklı ve zayıf fertlerle başka canlıların rızık ihtiyacı karşılanırken, bir taraftan da zayıf türün sağlıklı nesillerinin dengeli bir nüfus içinde yaşamaları temin edilir. Aslanlar avladıkları en zayıf zebranın bir kısmıyla kendi gıda ihtiyaçlarını karşılarken, geri kalanını da akbaba, çakal, böcek vb. hayvanlara bırakırlar.

Aynı türe mensup hayvanlar arasında da mücadeleler olmaktadır. Geyiklerin birbirleri ile kıyasıya mücadelesi buna örnek gösterilebilir. Bu mücadele neticesinde, en sağlıklı ve güçlü erkeğin genlerinin gelecek nesillere aktarılma imkânı doğar. Hayvanlar âlemindeki bu tip hâdiseleri kısmî gözlemlerden yola çıkarak değerlendiren bazı ekologlar, türler arasında kıyasıya bir hayatta kalma mücadelesinin olduğundan bahsetmişlerdir.

Acaba yeryüzünü şenlendiren herhangi bir türe, hiç alâkası yokmuş gibi görünen başka bir türün hayatta kalmasını kolaylaştıracak bir vazife verilmiş olabilir mi? Yahut daha da kompleks bir münasebet içinde, birbirine muhtaç ve karşılıklı olarak birbirlerin hayatını kolaylaştırıcı vazifeler üstlenmiş türler zincirinden bahsedilebilir mi? Hâlbuki ekologlar şimdiye kadar, türler arasındaki birbirine karşı olan müspet tesirleri bir esas olarak değil, dikkate alınmayan bir istisna olarak görmüşlerdir. Ancak araştırma metotları ve biyolojik âlemin sırlı dünyasına ait bilgiler zenginleştikçe, hikmeti ve gâyeyi nazara almayan bu fikirlerde yavaş da olsa bir değişme başlamıştır.

Nitekim bazı ekologlar artık, resmin küçük bir kısmına değil de, tamamına bakıldığında hakikatin ortaya çıkacağı görüşündedir. Northeastern Üniversitesi Deniz Bilimleri’nden Andrew Altieri: “İnsanlar niçin farklı türlere ait canlı topluluklarının bir arada bulunduğunu gösteren büyük resme bakmıyorlar? Hâlbuki biraz dikkat ettiğimizde bazı türlerin diğer türler üzerindeki müspet tesirlerini görebiliriz.” demektedir. Bu açıdan bakıldığında ‘temel tür’ olarak da vasıflandırılabilecek bazı türlere, aynı bölgede yaşayan diğer türler için uygun bir vasat oluşturma ve böylece bütün bir ekosistemi destekleme vazifesi verildiğini görebiliriz. Meselâ, kayalık ve çakıllı bir deniz sahilinde bir taraftan yazın sıcak güneşi, diğer taraftan da dalgaların sahili şiddetle dövmesi vasatı canlıların yaşaması için elverişsiz kılmasına rağmen, midyeler, yoğun sazlıklar ve bunlarla ilgili bazı türlerin buralarda tutunabildiği görülmüştür.

Sazların veya midyelerin temel tür olup olmadıklarını anlamak için, Altieri’nin ekibi, sazları veya midyeleri veya her ikisini deney alanı olarak seçtikleri bölgelerden kaldırdılar ve kalan diğer hayvanlara ve alg (mikroskobik bitkiler) gibi türlere ne olduğunu gözlediler. Midyeler, kabuklu deniz hayvanları ve alglerin; saz ve kamışların yoğun olduğu kısımlarda daha çok sayıda mevcut olduğunu buldular ki, bu da sazların bu türler üzerindeki olumlu tesirini göstermektedir. Benzer şekilde midyelerin de salyangoz ve diğer kabuklu hayvanlar üzerinde müspet tesirleri vardı.

Yapılan diğer deneylerde bu temel türlere, diğerleri için uygun zemin hazırlama, taşların yuvarlanmasını önleme ve diğer küçük organizmalar için elverişli yarıklar teşkil etme vazifesi verildiği ortaya çıkmıştır.

Altieri, bu saz topluluğunun çok hususi bir ekolojik gâye gözetilerek birbiriyle faydalı münasebetler içinde olacak şekilde yaratıldığını ve başka zor şartların olduğu diğer yerlerde de benzer şekilde ortamı iyileştirecek temel türlerin var edildiğini söylüyor. Temel türler diğerleri için bir sığınak vazifesi görmektedirler. Şartların müsait olduğu mercan kayalıkları ve tropik çayırlarda da benzer yardımlaşmaların olabileceği düşünülmektedir.

Bu faydalı münasebetler ilk bakışta kolay anlaşılmayan çok girift bir nizâm içinde olabilmektedir. Salyangozlar midyelere, midyeler ise sazlara bağımlıdır. Zincirdeki her bir halka hayatın devam etmesi için çok önemlidir. Resme bütün olarak bakıldığında, hayatın devamlılığının Sonsuz İlim, İrade ve Kudret’in tecellisinin sebep-netice münasebeti ile perdelenmiş bir tarzda gıda teminine bağlandığı; hayatta kalmanın esasının merhametsiz bir mücadele değil, daha çok ortama uyum sağlayıcı fizyolojik ve anatomik özelliklerle donatılma ve diğer türlerle yardımlaşma olduğu daha net olarak görülecektir.


 Kaynaklar
- Bob Holmes, When co-operation is the key to survival, New Scientist Magazine, 2589, 3 February 2007.
- Andrew H. Altieri, Brian R. Silliman, and Mark D. Bertness, Hierarchical Organization via a Facilitation Cascade in Intertidal Cordgrass Bed Communities, The American Naturalist, 169, 195-206, 2007.

 

 

Okunma: 461
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy
 
< Önceki   Sonraki >

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player

 ListeNur.de - islami siteler listesi