Selahaddin-i Eyyubi
“Şarkın sevgili sultanı” demiş sana büyükler Nasıl da sırtına yüklenmişti o ağır yükler Göğüs gerdin devrinde inanılmaz zorluklara Seni buluyordu yanında kim düşmüşse dara Tüm sıkıntıların altından kalktın başarıyla Yüce bir ruh var sende anladığım kadarıyla Çok önem verdin ilim adamı yetiştirmeye Yüz büyük zat ayırdın bilimi geliştirmeye Mescid-i Aksa sürüm sürümdü boylu boyunca Gülümsedin onu hürriyete kavuşturunca Mertliğin sembolüydün senin adın Selahaddin Seninle yeni afaka yelken açtı yüce Din Seninle savaşanlar anlamadılar zekanı Başta Hıttin’de gördük senin o müthiş dehanı Hep iyilikler yaptın sen bütün düşmanlarına Zulüm yapanlarınsa bırakmadın yanlarına Evin bile olmamıştı sultanlığın devrinde Çadırda görüşmüştün Kılıçarslan geldiğinde Sade bir kefen miras kalmıştı senden geriye Sonrakiler gitsinler diye daha ileriye Takmışlardı da kefenini bir kargıya senin “Mirası bu” diyorlardı Sultan Selahaddin’in İki türbe gördüm yattığın kubbenin altında Bu gösterir ki yaşıyorsun gönüller tahtında Düşmanın Alman Galyum sana göndermiş birini Rakiplerin bile tasdik etmişler değerini Vefa gösterip koymuşlar onu yattığın yere Ama seni koymamışlar o hediye makbere Yapmışlar yeşil bir mezar beyaz kabrin yanına Oraya gömüp halkı sahip çıkmış Sultanına Hele bak! Yıkılmış hanumanlar, sönmüş ocaklar “Selahaddin’in heyecanı nerde?” diye sayıklar Hedefimizdir geçmek senden daha ileriye Yazmaz mukaddes kitabımızda gitmek geriye Olacak inşallah bu asır en büyük fetihler Gayri sevinçle kanat çırpacaklar kelebekler Mustafa Arslan
|