Gurbetteki Hocama
Gözyaşlarıyla çağlarken etkilendik senden Vazgeçtik davan uğruna hem candan hem tenden Yıllarca hep hitap ettin gönüllerimize Yeni bir heyecan geldi yüreklerimize Açtın önümüze gün be gün ileri ufuklar Yetişti gayri ülkemizde Hızır soluklar Öğrettin bize her tarafa ulaşmayı Sahabinin heyecanıyla dolup taşmayı Yıldıramadı asla önündeki engeller Zümrüt gibi oldu hep ayak bastığın yerler Koştun her tarafa gitsin diye Nam-ı Celil Oldun gönlümüzde silinmez bir yad-ı cemil Karşılık beklemedin Sen hizmetine Öte alemlerde vüd vaz’edildi gayretine Her yerde bütün insanlara bağrını açtın Yolunun uğradığı yerlere nurlar saçtın Ölmüş heyecanları ihya için koşturdun Sürünenleri ayağa kaldırıp coşturdun Bir yolunu bulup yüreklerimize aktın Gönüllerimizde sönmeyen bir ışık yaktın Hedeflerinle bulunduğun asrı aştın Dünya dar geldi ufkunla nücuma ulaştın Attın şanlı tarihimize yeni bir imza Sana tebessümle bakmıştı hazreti Hamza Hiç rahat durmadılar faniye kapılanlar Yok yok sana layık değildi bu yapılanlar Dostlardan göremedin yeteri kadar vefa Bırakmadılar burada çekmediğin cefa Sonunda istediklerini elde ettiler İnsanları hasret gözyaşına garkettiler Şimdi göklerde melekler deryada semekler Senin hakikati haykıran sesini bekler Tellerinden hüzün damlıyor Kırık Mızrabın Kalbimizde hançer gurbetteki ızdırabın Bu firkat bizim gönüllerimizi dağlıyor Her şey bizimle beraber oturmuş ağlıyor Hisar, Şadırvan, Kocatepe, Süleymaniye Hasretle inliyorlar “hocamız nerde?” diye Ama senden öğrendik ümitsiz olmamayı Hep zümrüt gibi kalmayı, asla solmamayı Emin ol hiçbir engel bizi yıldırmayacak Bu cennet ülkede davan yetim kalmayacak Burada yeniden dirilişi göreceksin Çok çok uzaklarda da olsan sevineceksin Nurlarla karanlık her yer aydınlanacak Gökte melek deryada semek bayram yapacak Mustafa Arslan
|