Anasayfa arrow Satır Arası arrow Tarih Köşesi arrow Bosna Dramı arrow Avrupa'nın Kudüs'ü: Bosna
E-posta

Avrupa'nın Kudüs'ü: Bosna

Abdullah Aymaz, Zaman, 6.4.2008

 

Image1990'da Avustralya'ya gitmiştim. Melbourne'de "Türkiye'nin Sesi" gazetesini çıkaran Kıbrıs Türk'ü İbrahim Dellâl Bey'le tanıştım. Onun vasıtasıyla pek çok insanla tanışmak nasip oldu.

Bunların arasında bazı Hırvatlar da vardı. Hırvatlar bana aslında iki tane Tito olduğundan, birinci Tito'yu Rusların öldürüp, benzerini Tito diye gönderdiklerinden ve bu hususta bir kitap yazıldığından bahsetmişlerdi. Başşehir Canberra'da cuma namazında tanıştığım bir Boşnak'a bu hususu sordum. O, mânalı mânalı yüzüme bakıp, "Şu günlerde Osmanlı'nın yetimleri büyük dertlerle karşı karşıya... Sana ne Tito'dan?.. Dedeniz Sultan Murad gibi niye sahip çıkmıyorsunuz?" diyerek bana çıkıştı...

1992'de New York'ta görüştüğümüz Prof. Dr. Kemal Karpat, "Ne olacak bu Bosna ve Bosnalılar? Daha yeni Üsküp'ten geldim; aynen Bursa'mız gibi!.." diyerek ağlıyordu.

1995'te "Bosna'da Çocuklar Ölmesin" sloganı ile Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından dünyadaki meşhur futbolcuları davet ederek İstanbul'da maç organize edilmişti, ona katılmıştım.

2007'de Amerika'da Boşnakların ileri gelenlerinden Aras Bey'le babasının cenazesinde tanışmıştık. Bu sene Bosna-Sarayova Havaalanı'nda karşılaştık. Ben yeni geliyordum. O ise dönüyordu... İşte ilk defa Bosna'ya geldim... Burası "Avrupa'nın Kudüs'ü" denilen Bosna-Hersek'te Müslüman, Ortodoks, Katolik ve Yahudî beraber yaşıyor. 4 milyon 300 bin nüfusunun % 45'i Müslüman, % 33'ü Ortodoks (Sırp), % 17'si Katolik (Hırvat)... Üç bin kadar da Musevî var. Bunlar İspanya'dan Osmanlı'ya sığınan Yahudilerden. O zaman bir kısmı İstanbul'a yerleştirilmiş, bir kısmı da Bosna'ya... Bu son Sırp katliamı sırasında çoğu İsrail'e gitmişler.

1878'de idaresi Avusturya-Macaristan Devleti'ne geçen Bosna'yı Osmanlı, mülkiyet olarak devretmiyor. Bosna'daki Müslüman dini lider yine Osmanlı halifesine bağlı kalıyor. Osmanlı Devleti zayıflayınca 1908'de Avusturya tek taraflı anlaşmayı bozarak Bosna'yı tamamen ilhak ediyor.

Sırplar Ortodoks oldukları için Katolik Avusturya'yı istemiyorlar ve 1914'te Hünkâr Köprüsü (Latin Köprüsü) üzerinde Sırp Gavrilo, Avusturya Veliahtı Ferdinand'ı hâmile hanımıyla beraber öldürünce Birinci Dünya Savaşı patlıyor.

1920'de Sırp Krallığı kuruluyor.

Bütün bu merhalelerde Müslüman Boşnaklar zarar görüyorlar ve hep anaları-babaları bildikleri Osmanlı topraklarına göç ediyorlar. Bu göçler daha sonra 1936'da ve 1950'de de devam ediyor.

1945'te sosyalist zihniyete sahip olup karısı Sırp kendisi Hırvat olan Tito, Yugoslavya'yı kuruyor. Tito, Sosyalist olarak Ruslarla; Avrupalı olarak Avrupalılarla, Bosnalı Müslümanları ileri sürerek İslâm âlemiyle iyi münasebetler kuruyor. Altı cumhuriyetten meydana gelen Yugoslavya'da Boşnaklara 1950'de Bosna Cumhuriyeti statüsü tanınıyor. Halbuki Tito, "Mladi Müslümanî" isimli teşkilatın 20-25 yaş arasında bütün üyelerini 1945'te idam ettiriyor. O sırada hapishanede bulunan Aliya İzzetbegoviç, bu teşkilattan olmasına rağmen Cenab-ı Hakk'ın inayet ve himayesi ile idamdan kurtuluyor.

Tito, Boşnakları 1974'te bir etnik grup olarak resmen tanıyor.

1980'de Tito ölüyor.

 

Okunma: 720
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy
 
< Önceki

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player


 ListeNur.de - islami siteler listesi