Altın Nefesler, Eğitim İçin SeferberBayram Kusursuz, herkul.org, 14.04.2008 Artık her sene kutlu doğum günleri, yeni yeni doğumları da müjdeleyerek geliyor. Hamdolsun, Allah Resûlü’nün mevlit günleri, bu sene de, dünyanın değişik coğraflarında, belki onlarca Muhammedî doğumla geldi. Bu güzel doğumlardan biri de, bir albüm… 11 sanatçımız, Efendiler Efendisi’yle (Aleyhisselâm) ilgili birtakım eserleri bestelediler, okudular. Nefesler bu sefer Allah Resûlü için, günümüzün en önemli meselesi olan eğitime bir tuğla tedârik edebilme ümidiyle fezây-ı âleme yükseldi.
Sevgililer Sevgilisi’ni nazara veren bazı eserlerden oluşan, “İftihar Âbidemiz Efendimiz” adlı bu albümün prodüktörü, Fon Müzik Yapım. Değerli sanatçılarımızın çalışmalarından oluşan bu albümden elde edilecek gelirlerle, bilhassa mahrumiyet yaşayan Doğu ve Güneydoğu’muzda, maddî imkânları elvermeyen çocuklar için 11 adet Etüd Eğitim Merkezi yapılacak. Kurumun yeri, sanatçıların istekleri doğrultusunda ve ihtiyaca göre şekillenecek. Eğitim merkezlerine, hiçbir ücret talep etmeyen bu kıymetli sanatçılarımızın isimleri verilecek. Gönüllü öğretmenlerin görev yapacağı merkezlerde kütüphane, dinlenme ortamı, ders çalışma ve bilgisayar sınıfı bulunacak. Albümün yapımcısı Gürkan Vural Bey’in anlattığına göre, birgün Gürkan Bey’in ofisine, Güneydoğu illerimizden, eşiyle birlikte bir genç gelir. Bu kardeşimiz, hazin hikâyesini anlatırken öyle ağlıyordu ki, diyor Gürkan Bey, acaba tavandan masama su mu damlıyor, dedim! Gerçekten masamın üzerine ulaşıyordu gözyaşları. Delikanlı, -özetle- şunları anlatıyordu: “Ben, Güneydoğu’nun filanca ilçesindenim. Liseyi bitireceğimiz yıllarda, yediğimiz içtiğimiz asla ayrı gitmeyen 11 arkadaşım vardı. Biz, kendi kendimize söz vermiş, yemin etmiştik. Yemin etmiştik, üniversite okumamaya. Yemin etmiştik, dağa çıkıp, o meş’ûm ekibe katılmaya, sonu bilinmez dehlizlere yelken açmaya… Bir akşam, evimizdeyiz. Birkaç eğitim gönüllüsü evimize geldi ve babamdan beni istediler. Biz, evlâdınızı okutmak, üniversiteye ücretsiz hazırlamak istiyoruz, dediler. Babam da, fakirsek de zekidir, diyerek beni onlara teslim etti. İyi ki etmiş, çünkü onlar sayesinde Rabbim beni muhâfaza etti, kurtardı ve eğitim gönüllüsü yaptı… Şöyle geriye dönüp baktığımda, o, bir zamanlar birbirimize, şeytanın izinden gitme adına söz verdiğimiz dokuz arkadaşımın dokuzunun da dağlarda meçhûl ve iğrenç bir sevda uğruna pisi pisine öldüğüne şâhit oldum. 11 kişiden onuncusu olan o biri de, filan şehrin hapishanesinde, bir gözünü şarapnel parçasıyla kaybetmiş olduğu halde, ömür boyu hapis cezasını çekiyor. Diğer dokuzu da, dediğim gibi işte, haps-i ebedî ve haps-i münferitte, vatana millete ihânetin cezasını çekiyorlar…” Genç bunları anlatıyor ama âdeta kendinden geçmiş gibiydi. Eşi bir yandan yüzünü gözünü silmede ona yardımcı oluyordu, o ise hıçkıra hıçkıra hem ağlıyor, hem de bu gerçekleri anlatıyordu. “Ne olursunuz Gürkan Ağabey!” dedi, ve sözlerini şöyle tamamladı: “Ne olursunuz ağabey, oralardaki gençlerin ellerinden tutun. Bir okul, bir dersane, bir etüt merkezi çok önemli onlar için, onların kurtuluşları için. Onların zâyi olmasına fırsat vermeyelim, ellerinden tutalım. Onlar da bu vatanın evlâdı. Onları hakla hakikatla, insanlıkla, eğitimle biz tanıştırmalıyız. Hayatlarının, iğrenç emeller uğruna hebâ olup gitmesine fırsat vermeden, vatana millete faydalı birer unsur hâline getirmeliyiz. Yoksa âhirette bizden davacı olacaklardır…!” Evet, daha farklı bir boyutta bazı düşünceler şekillenmeye başlarken, bu albümün bu doğrultuda ortaya çıkması adına, temel taşlardan birisi de işte bu olaydır. Bu ve benzeri gözyaşlarını dindirmek için, duyarlı sanatçılarımız da kolları sıvadı. Herkes kendinde olan şeylerden insanlık uğruna fedâkârlıkta bulunur. Gerçek infak da zaten budur. Sanatçılarımız da bunu yapmışlar, Rabbimizin kendilerine bahşetmiş olduğu nimetleri, yine Onun yolunda kullanmaya karar vermişler. Bize düşen şey, herhalde, bu güzel girişimi alkışlamak, bu kıymetli esere sâhip çıkmaktır. Bu mübârek kutlu doğum günlerinde, bu önemli çalışmayı da gündeme getirmeli ve etrafımıza bir şekilde tanıtmalıyız. Her bir albümü, binlerce öğrencinin kurtulacağı mübârek bir ocağın yapıtaşları olarak görmek lâzım. Zaten asıl amaçlanan budur, tehâlükümüz de bundandır. Bizler her türlü çabayı, O’nun uğruna birşeyler yapabilme adına birer vesile görürüz. Ölçüler dâhilinde, her vesileyi değerlendirmek gerek. Kurtuluşumuzun nerede olduğu mâlum, ama hangi vesilelerle affa kavuşuruz, hangi sebeplerle ebedî saadete açılacak kapının bamteline dokunuruz, bu ise meçhûl. Kimbilir böyle bir hizmet, hem iyi niyetli çabalarıyla bu değerli eserin günyüzüne çıkmasına vesile olanlara, hem de onu tanıtıp eğitim hizmetlerinin büyümesine yardımcı olanlara, kurtuluşları adına önemli bir fırsat ve vesile olabilir! Zira, Efendiler Efendisi adına yapılan her türlü fedâkârlık ve her türlü hizmet, hiç şüphesiz makbûldür, mübecceldir, alkışı hak eder. Rabbimiz O’na ve onunla alâkalı herşeye çok büyük değer verir. Onunla ilgili en ufak bir ayrıntıyı bile çok büyük kabûl ediyor. İşte bu yüzden… Kutlu doğumunuzu yürekten tebrik ederken, bu hayırlı işte emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum…
|