Anasayfa arrow Dinlerarası Diyalog arrow Dinler Arasında Diyalog
E-posta

Dinler Arasında Diyalog

Prof.Dr.Hayrettin Karaman


Fındıklı'dan Taksime çıkan Kazancı yokuşunun başına yakın bir yerde Namık Kemal İlkokulu vardı, 1960-63 arasında Yüksek İslâm Enstitüsü bu okulun çatı katında tedrisat yaptı, biz ilk öğrencileri idik, yatılı okuduğumuz için bütün vakitlerimiz bu muhitte geçiyordu, dinlenmek için deniz kenarındaki Fındıklı parkına inerdik. Arkadaşlar, bizim gibi dinlenmek amacıyla buraya gelip giden bir papaz keşfettiler, çoğu ilk defa bir papaz görüyorlardı, önce çekinerek geriden seyrettiler, sonra yaklaşıp konuşmaya, arkasından da din gayretiyle onu imana dâvet etmeye, kendilerine göre Hıristiyanlıkta buldukları çelişkileri, sakatlıkları, tutarsızlıkları ortaya koyup tartışmaya koyuldular. Bir gün bu tartışmalardan bunalan papaz tartışmalara bir nokta koymak ve konuyu değiştirmek üzere şunları söylemişti: "Gençler, siz benimle uğraşıyor, Hıristiyanları Müslüman yaparak bu dini ortadan kaldırmayı umuyorsunuz; hâlbuki komünizm hem sizi, hem bizi, hem de diğer dinleri ortadan kaldırmak üzere faâliyet gösteriyor ve ülkenizde de yayılıyor, siz beni bırakın da hep birlikte bu ortak düşmana karşı mücadele verelim!"
Dinler arasında diyalogu her düşündüğümde bu tecrübeyi hatırlıyorum. Diyalog bugün de birkaç/farklı hedef peşinde koşuyor: a) Her bir din temsilcisi diyalogu kullanarak dininin propagandasını yapmak, tanınmak ve yayılmak işitiyor. b) Bugün -komünizmden ziyâde- dinlerin ahlâkî ve manevî hedeflerine ters düşen modernizm karşısında dinlerin ortak değerlerini korumak için işbirliği aranıyor. c) Bizim gibi bazı ülkeler, din adamları arasındaki diyalog ve yakınlaşmayı kullanarak bazı siyasî problemlerin çözümünü kolaylaştırmayı umuyorlar. b) Kültürler/dinler arası gerginlik ve savaş beklentilerine karşı, çeşitli dinlere mensup insanlığın bir hoşgörü ve barış ortamında buluşması hedefleniyor...
Modernizmin içeriğinde "akılclık, bilimcilik, bireysellik (bireysel özgürlükçülük), dünyevîlik, hazcılık ve faydacılık" var; başta Hıristiyanlık olmak üzere hemen bütün dinler, ayakta kalabilmek için modernizm ile uzlaşmışlar, kendilerini inkâr mâhiyetinde de olsa birçok tavizler vermişlerdir. Tanımladığımız mânâda modernizme itirazı olan; akla, bilime, özgürlüğe, dünya hayatında yaşanacak hazza ve elde edilecek faydaya, temelde karşı çıkmamakla beraber bütün bunların sınırlarını koyan, madde ile mânâ, dünya ile âhiret arasında dengeyi öngören bir tek din kalmıştır ki o da İslâm'dır. Müslümanlar üçüncü bin yılda insanoğluna farklı (alternatif) bir medeniyet, bir hayat tarzı, bir ilişki modeli sunmak gibi büyük bir misyonu -fiilen olmasa da kâbiliyet olarak (bilkuvve)- yüklenmiş bulunuyorlar. Modernizmi temsil eden Batı'nın bu yüzden İslâm'a itirazı var, onu uslandırmak, diğer dinlere yaptığı gibi onu da uyumlu hâle getirtmek istiyor. Diğer dinlerin temsilcileri arasında da olup biteni içine sindiremeyen birçok dindar/münevver var. Diyalog modernizmin, manevîyat yıkıcı tarafına yönelik bir mücadeleyi, ortak değerlerin korunması için işbirliğini hedeflediği sürece meşrûdur, güzeldir, katılmak ve desteklemek gerekir. Ama kendi toplumu içinde dışlanmış, her geçen gün prestij ve cemâat kaybeden bir din kurumunun, çeşitli hîleler ve takiyyelerle başka din coğrafyalarında kendine mensup kazanma ve hayat alanı arama amacına yönelik bir "diyalog" faâliyetine karşı da uyanık olmak gerekir.
Başta Hıristiyanlık olmak üzere birçok dinde yayılma amacının bulunduğu, bu sebeple geniş bir misyonerlik faâliyeti yürütüldüğü inkâr edilemez. İslâm'ın da amacı bütün insanlığı, hak dinlerin temel inancı, vazgeçilmez ilkesi olan tevhid esasında; yani Yaratan ve Yöneten, yalnızca kendisine ibâdet edilen Bir Allah inancında toplamaktır. Bu sebepledir ki, Peygamberimizin (s.a.v.) en önemli sünneti ve emaneti Kur'an'ın insanlığa tebliğ edilmesi olmuştur. Diyalog toplantılarında, dinlerin hâlihazırdaki durumlarıyla eşit derecede hak ve hakikati temsil ettikleri izlenimi verilmemelidir. Kur'an'ın tashih ve tembihleri doğrultusunda semavî dinlerin aslına sadık kalan tarafları vurgulanmalı, bu ortak alanda yardımlaşma ve anlaşma zemini aranmalıdır. Böyle bir diyalog aynı zamanda tebliğ olur.

Okunma: 284
Yorumlar (3)Add Comment
Diyoloğun meyveleri
yazan CONAN derbarbar , Temmuz 08, 2009
Artık 21.yy da yaşayan millet ler olarak tek tanrıya inanan insanların belli bir ortak noktada toplanıp kardeş ve barış içinde yaşamayı bilmeliyiz.Düşünün ki İslamda tanrıya inanmakla iman etmiş oluyorsunuz. Kitaplarına,meleklerine ,peygamberlere ve ahirete. Bizlerde bunlarda var. O zaman neden kavga ediyoruz? Bizler hepimiz kardeşiz ve Cennet çok geniş hepimiz orada buluşacağız. Ne siz ne biz düşüncesi olmasın . Kavga ve savaş olmasın.İşte diyoloğa karşı gelenler bunları anlamıyor. Bizlerde kendi aramızda ibadet farklılıkları var, lakin hepimizde cennette olacağız.Hangi din gibi yaşarsanız yaşayın tek ki tanrı inancı olsun cennete gireceğiz. Tanrı F.Gülen gibi barış ve sevgi dolu hoca efendiyi başımızdan eksik etmesin. Bizlere inanmayanlar öteki dünyada sayın hoca efendi ile aynı yerde olduğumuzu gördüklerinde çok ama çok kıskanacaklar.
argo rapor et
eksi oy
artı oy
Verilen oy: +1
...
yazan CONAN derbarbar , Temmuz 08, 2009
İsteyen istediği dini yaşasın. Okullarda her din anlatılsın hangisi kimin hoşuna gidiyorsa onu seçsin.kolayı var zor olanı var. Fakat buluştuğumuz tek nokta Tanrıya iman.Bence sayın Hoca efendiye içinde bulunduğumuz yüzyılın barış ve onur ödülü verilmeli. Bu sayede hiç kimse benim babam senin babanı döver demeden yaşayacak.Hepside hak ve aynı doğrultuda olduğunu ancak diyalog sayesinde dünyaya öğrete biliriz.Bugüne kadar savaşlar hep dinler meselesinden çıkmadımı?Fakat bu sayede herkes kardeş olacak ve kimse kimseyi düşman bellemeyecek.Sayın hocamızın dünyanın her yerinde okulları olduğunu biliyoruz.İnanıyoruz ve diliyoruz bu okullarda bu kardeşlikten bahsediliyor ve tüm insanlığa güzel mesajlar veriliyor.Tanrı sizleri daha güçlendirsin. AMEN
argo rapor et
eksi oy
artı oy
Verilen oy: +1
...
yazan CONAN derbarbar , Temmuz 08, 2009
Bakın orta doğuya hiç bir yerde barış sağlanamıyor.Bizler hep birlikte elele vererek bunların üstlerinden gelmeliyiz. Şimdi ne güzel girilen her yerlerde barış gülleri açmaktadır. Bunuda 1969 yıllarında aktif olan dinler arası diyolog , medeniyetler buluşması, dinler bahçesi ve büyük ortadoğu projesi ile pekiştirmeliyiz. Sevgiden hiçbirşey kaybetmeyiz. Bu çalışmalar Vatikan tarafından başlatılmış veya sizler tarafından ne fark eder. İyiliğin seni beni varmıdır. Güzel olan her çalışmanın içinde olmak her uygar toplumun vazifesidir.Sizleri Tanrıya emanet ediyoruz ve diyoloğun meyvelerini en kısa sürede toplamayı bekliyoruz.
argo rapor et
eksi oy
artı oy
Verilen oy: +1

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy
 
< Önceki   Sonraki >

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player

 ListeNur.de - islami siteler listesi