|
Sayfa 1 Toplam: 6 Diyalog - IIMustafa Arslan, herkul.org Himaye Müessesesi: Civar
Bir bölgede herhangi bir haksızlığa ve zarara uğramaktan endişe eden kişi veya zümreler muhtemel haksızlığı önleyebilecek güçte olanlardan kendilerinin himaye etmelerini isterlerdi. İslam hukukunda buna “Civar” denir. Civar müessesesi cahiliye döneminde var olduğu gibi İslami devirlerde de varlığını sürdürmüştür. Bir Müslüman müşrik birisini himaye edebileceği gibi, onlardan birisinin koruması altına da girebilir. Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)'in uygulamaları da bu mahiyettedir. Mesela O'nun (sallallahu aleyhi vesellem) Taif dönüşü Müşriklerin ileri gelenlerinden ve akrabalarından olan Adiy bin Hatim'in himayesinde Mekke'ye girişi, çevre kabilelere İslamı tebliğ ederken onların himayesine sığınma isteği, Maune kuyusu faciasından önce Amir bin Sa'saa kabilesi reisi Ebu Bera'nın kendi kabilesine karşı İslam davetçilerini koruyacağını taahhüt etmesi tamamıyla İslam tebliğiyle ilgilidir. Habeşistan'a hicret eden Müslümanlar Kureyş'in İslamiyet'i kabul ettiği şayiası üzerine Mekke'ye geri döndüklerinde haberin asılsız olduğunu öğrenmişler ve eski dostları arasında bulunan bazı müşriklerin himayesine girmek zorunda kalmışlardı. Hazreti Cafer bin Ebi Talip ve arkadaşları (radıyallahu anhum) da kendilerini koruması için Necaşi'ye sığınmışlardı. O hükümdar da Müslüman olmamasına rağmen onları himayesi altına almıştı. Ebu Talip İslam'ı kabul etmemesine rağmen Efendimiz'i (sallallahu aleyhi vesellem) vefatına kadar korumaktan geri kalmamıştı. Ayet ve Hazreti Peygamber'in (sallallahu aleyhi vesellem) tatbikatları göstermiştir ki dinin ve Müslümanların lehine olduğu sürece köle bile olsa bir Müslüman gayr-i müslimin himayesine girebilir, aynı zamanda İslam'ı öğrenip gerçekleri düşünme fırsatı vermek için bir gayr-i müslimi himayesi altına da alabilir. (Türkiye Diyanet Vakfı İslam ans. c.8 s.54–55 Civar maddesi) Hayatı boyunca karşılaştığı en zor günlerden birisi olan Taif dönüşünde, Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) Adiy bin Hatim'in kendisini himayesine alarak Mekke'ye güven içerisinde girişini sağladığını unutmamıştı. Bedir esirleri hakkında kendisiyle görüşmek üzere, himayesiyle şehre girmesini temin eden Adiy bin Hatim'in oğlu Mut'im gelince Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem) ona: -Mut'im eğer baban hayatta olsaydı ve şu adamlar hakkında ricada bulunsaydı şüphesiz ben onları babana bağışlardım. (Peygamberimizin Hayatı Salih Suruç c.1 s.364) Fatih Sultan Mehmet Bosna-Hersek taraflarını fethettiği zaman oradaki Katolik manastırlarından birisini (ki emannamenin aslı hala kilise de bulunmaktadır) himayesine almış ve onlara bir emanname vermişti. Oralara yaptığımız gezi sırasında Boşnak rehberimizin bize anlattığına göre, 1990'lı yıllardaki Bosna-Hersek savaşı da dahil olmak üzere o manastıra bağlı olanlar Müslümanlara bir tek kurşun dahi atmamışlardı.
|