Anasayfa arrow Satır Arası arrow Zirvedekiler arrow Muhammed Lutfi Efendi (Alvarlı Efe Hz.)
E-posta
Yazı Index
Muhammed Lutfi Efendi (Alvarlı Efe Hz.)
Sayfa 2

 

Erzurum’da hayır hasenat sahibi insanlar çoktur. Esasen Erzurum’un bizzat kendisi hayırlı ve bereketli bir ülke, bir vatan toprağıdır. Eğer dünyadaki diğer ülkelere de bakılıp, bir karşılaştırılması yapılırsa Erzurum’un bu özelliği açıkça görülecektir. Şöyle der Efe:

Hayrat hasenatlı erleri vardır,
Hayr u bereketli güzel diyardır.
Seyretsen âlemi bu âşikârdır,
Mevla’ya emanet olsun Erzurum.

Erzurum’un bir diğer özelliği de âlimlerinin, bilginlerinin çokluğudur. Bu âlimler, ilim bakımından yeterli kişilerdir. Kendilerine getirilen problemleri çözebilecek kapasiteye sahiptirler. Diğer taraftan yine Erzurum’da sohbetleriyle, varlıklarıyla gönüllere huzur veren, değerli, herkes tarafından bilinen, sevilen, sayılan, şöhret sahibi büyük zatlar da mevcuttur. Bunu Efe Hazretleri şöyle dile getirir:

Müşkil halleyleyen ulemâsı var,
Safa bahşeyleyen fuzalâsı var,
Şöhret şiar yine küberâsı var,
Mevla’ya emanet olsun Erzurum.

Bir başkadır Erzurum’da dinî hayat... Hele o birbirine yakın camilerden okunan ezan sesleri, özellikle de seher vakti o güzel sesli müezzinlerin kâinatı ezan sesleriyle uykudan uyandırması, diğer taraftan, Allah dostlarının Hak aşıklarının tevhit halkalarında zikretmeleri, o esnada coşan aşıkların, gönül ehli insanların Allah Allah seda ve naraları, bu manevî havaya ayrı bir özellik katar, ayrı bir güzellik ve zevk verir. Gönül ehli insanlar için bu ne güzel bir duygudur! Bu güzel duygu Efe Hazretleri’nin mısralarında şöyle terennüm edilir:

Seherlerde müezzinler nidası,
Halkalarda muvahhidler sadası,
Ne güzeldir zikrullahın edası;
Mevlâ’ya emanet olsun Erzurum.

Camilerde sürekli vaazlar verilmekte, kürsüler vaizlerle süslenmektedir. Bu vaiz efendiler canları pahasına da olsa Allah’ın emirlerini hiç kimseden korkmadan, çekinmeden, dobra dobra söyleyen insanlardır. Çünkü onlar bu sohbetleri Allah için yapmaktadırlar.

Vaizleri kürsüleri bezetmiş,
Candan geçmiş emrullah’ı gözetmiş,
Allah içün sohbetini uzatmış,
Mevlâ’ya emanet olsun Erzurum.

Erzurum’un en önemli özelliklerinden birisi de Ramazan ayına gösterilen hürmet ve saygıdır. Bir başkadır Erzurum’da Ramazan! Bu ayda bütün Erzurumlular oruç tutarlar, oruç tutmak Erzurumluluğun bir simgesi hâline gelmiştir.6

Erzurumlular, ibadetleriyle iftarlarıyla, teravihleriyle ve Ramazan’a mahsus, çeşitli etkinlikleriyle şenlendirirler bu ayı. Bütün Erzurumlular bu şenlikten nasibini alırlar. Özellikle fakirlerin gönlü bu ayda daha çok alınmaya çalışılır, yapılan maddî yardımlarla, verilen iftar yemekleriyle, onlar da sevindirilir ve mutlu edilirler. Yaşlılara daha çok saygı ve hürmet edilir, bu mübarek ayda onların dualarının alınmasına çalışılır. Ramazan ayına son derece hürmet edilir. Erzurum’un bu özelliği, Efe’nin mısralarında şöyle dile getirilir:

Ramazan'da bir âl–i şân ederler,
O şehr–i siyam–ı zî–şân ederler,
Fakirler gönlünü gülşen ederler,
Mevlâ’ya emanet olsun Erzurum.
**
Civanlar pîrlere hürmet ederler,
Duasın almaya gayret ederler,
Ramazan’a güzel hürmet ederler.
Mevlâ’ya emanet olsun Erzurum.
.....

Erzurum topraklarında milyonlarca evliya yatmaktadır. Asırlardır Müslüman canı ve kanıyla yoğrulmuş bu şehrin her tarafında ulu kişilerin türbelerini görmek mümkündür. Bilinen ve bilinmeyen pek çok Hak dostu bu toprakları şereflendirmekte, bu büyük insanların varlığı, Erzurum’a feyiz ve bereket getirmektedir. Erzurum’un manevî havasını artırmaktadır. Evliyalar yatağıdır Erzurum:

Binlerce bin medfun evliyası var.
Zahir–batın nice asfiyası var,
Feyz–ü berekât–i Kibriyası var,
Mevlâ’ya emanet olsun Erzurum.

Erzurum’un dünyada benzeri bulunmayan bir özelliği de binbir hatim geleneğidir. Genellikle ocak ayında Erzurum’da çeşitli merkezî camilerde Erzurumlular, ‘binbir’ tane hatim okumakta, Kur’ân–ı Kerim’i binbir defa baştan sona kadar tekrarlamaktadırlar. Başta din görevlileri, hafızlar ve Kur’ân–ı Kerim’i yüzünden güzel okuyanlar olmak üzere Erzurumluların çoğu, sabah ve yatsı namazlarında hatim okunan camilere gider, bu hatim cemiyetine katılırlar. Kur’ân cüzleri dağıtılır, okuma bilenler, alıp okur, okuyamayanlar ise, huşu içersinde orada oturup hatmin duasına iştirak ederler. Okunan hatm–i şerifler, görevliler tarafından yazılarak, binbir tane olunca, bütün Erzurumlulara hatmin bittiği bildirilip, bu umumî duanın yapılacağı yer ve gün duyurulur. O gün çevre köy ve kasabalardan de gelen, hattâ son yıllarda olduğu gibi, diğer illerden de gelen müftülerin iştirakiyle Cuma namazından sonra, büyük bir törenle binbir hatmin duası yapılır. Bu gelenek ülkemizde, başka bir ilde olmadığı gibi, diğer İslâm ülkelerinde de yoktur. Bazı illerimiz, bunu yapmayı denemişler, ama başarılı olamamışlardır. Tarihte defalarca düşman istilasına uğrayan Erzurum, her defasında bu işgallerden kurtulmuştur. Binbir hatimlerin bu kurtuluşta ve çeşitli afet ve belaların def’inde büyük tesiri olduğuna inanır Erzurumlular. Alvarlı Efe de şiirinde; Erzurum’un bu en bariz özelliğini şöyle dile getirmektedir:

Binbir hatim nur–u arşı doldurmuş,
Bela musibeti yerden kaldırmış,
Düşmanları kahreylemiş, öldürmüş,
Mevlâ’ya emanet olsun Erzurum.

Alvarlı Efe’nin sadece Erzurum’la, Erzurum’un tarihî, kültürel ve sosyal durumlarına değindiği mısralarını buraya aldığımız ‘Erzurum Destanı’nın diğer kıtalarında da O, Erzurum’a ve Erzurumlular’a dualar etmekte ve Destanı’na şu mısralarıyla son vermektedir: 7
Kalblerine dolsun feyz–i rabbanî,
Ahalisi bulsun rahm–i Rabbanî,
LÜTFÎ, Erzurum’dan gördün ihsani,
Mevlâ’ya emanet olsun Erzurum.



Kaynaklar

1)Hülasatü’l–Hakâyık, s. 172
2) A.g.e., s. 456
3) A.g.e., s. 432
4) A.g.e., s.441.
5) Bkz. A.g.e., s.467–469.
6) Öyle ki, oruç Erzurumluluğun bir şartı gibi kabul edilir Erzurumlular’ca.. Nitekim ben İzmir’de, iki yıl önceki Ramazan ayında Karşıyaka’dan Konak’a gelirken otobüste karşılaştığım, şu anda ismini de unuttuğum Bayraklı semtinde oturan bir hemşehrime, ‘nasıl sizin orada Erzurumlu çokmuş, zaman zaman bir araya gelip sohbet edebiliyor musunuz? Hemşehrilerimizin durumları nasıl? Erzurum hatıralarını yâd ediyor musunuz?’ diye sorduğumda içini çekerek, ‘yahu hocam bunların bir çoğunda artık Erzurumluluk kalmadı. Buralılardan fark edemezsiniz. Şu eşsiz mübarek günde oruç yiyenlerin, ne Erzurumluluğundan bahsedersiniz’ demişti. Baktım ki, İzmir’de de olsa, o hemşehrim, Erzurumlulara oruç yemeyi yakıştıramıyordu.
7) Erzurum Destanı’nın tamamı için bk.: Hülâsâtü’l–Hakâyık, s.467–69.


 Bu yazı Yeni Ümit Dergisi'nde yayınlanmıştır.

 

Ayrıca aşağıdaki linkten de Alvarlı Efe Hazretlerini anlatan başka bir yazıya ulaşabilirsiniz:

Okunma: 13796
Yorumlar (2)Add Comment
Maneviyatın Öncüsü
yazan Muhammet Murat Keleşoğlu, Mayıs 17, 2008
Cenabı Allah himmetlerini esirgemesin bizden Efe Hazretlerinin Onun himmetiyle insanlık doğruyu bulmuştur. Onların yollarından yürümeyi Mevlam nasip etsin Himmetleri var olsun
argo rapor et
eksi oy
artı oy
Verilen oy: +5
ne haddi yorumun
yazan göksel ayyıldız, Ekim 11, 2009
hadmi kalmış yoruma dair
bunları yazan müthiş bir şair
argo rapor et
eksi oy
artı oy
Verilen oy: +4

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy

 
< Önceki   Sonraki >

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player


 ListeNur.de - islami siteler listesi