Anasayfa arrow Kuran arrow Kuran-ı Kerim üzerine müteferrik yazılar arrow Yaş ve Kuru Herşey Kur'an'da Vardır
E-posta

Yaş ve Kuru Herşey Kur'an'da Vardır

Fethullah Gülen, Zaman, 24.11.2006

Biz öyle inanıyoruz ki Kur'an-ı Kerim, kıyamete kadar gelecek ilimlere -velev fezlekeleriyle olsun- mutlaka işaret etmektedir. Yaş ve kuru Kur'an'da her şey vardır; ancak tomurcuk halinde bulunan o şey, tomurcuğu gül halinde görene göre vardır veya o tomurcuğu açılmış şekliyle görene göre vardır. 

Kur'an'dan işarî manalar istinbat etmek yeni bir hadise değildir. Mesela herkesin rahatlıkla ulaşabileceği bir kitaptan size bir misal vereyim. Nakilde bulunacağımız kitabın sahibi müfessir İbn Cerir et-Taberi'dir. Taberî, on asır evvel yaşamış meşhur bir tefsircidir. O, "Câmiu'l-Beyân an Te'vili Âyi'l-Kur'an" adlı eseriyle -bu ilk rivayet tefsiri de sayılabilir- yazan kişi olarak tefsir tarihine geçmiştir. Onun bu eseri, Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), sahabe, tâbiûn ve kendisine kadar tefsir görüşlerini toplayan bir ansiklopedi mahiyetindedir. Selefin görüşlerini tetkik etmek isteyen araştırmacılar öteden beri hep onun bu eserine müracaat ede gelmişlerdir. Kendi dönemine kadar gelen değişik mezhep telakkilerini, tefsir yorumlarını, bilgi birikimini içinde barındıran bu tefsir, ilk üç asrı sonraki asırlara bağlayan dev bir eserdir. İşte bu dev eserde Şûrâ Sûresi'nin başında geçen huruf-u mukattaa ile ilgili dikkat çekici bir yorum bulunmakta ve şöyle denilmektedir: İbn-i Abbas'a, "Ha Mim Ayn Sin Kaf"ın manası soruldu. (İbn Abbas, Peygamber Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) amcasının oğlu, tefsir, fıkıh, hadis ilimlerinde otorite olarak kabul edilen, ashab devrinden itibaren "Habrü'l-ümme" (Ümmetin alimi), "Tercümanü'l-Kur'an" (Kur'an'ın tercümanı) unvanlarıyla anılagelen ve Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) "Allah'ım, ona dinin rûhunu öğret ve onu te'vile (Kur'an'ın hakâik-i mekniyesine) âşinâ kıl." şeklindeki duasına mazhar olan sahabidir.) O da bu soruya şöyle cevap verdi: "Ha Mim Ayn Sin Kaf"ın manası şudur: Bir zaman pâyitahtı bir tepenin başında bulunan bir devlet olacak. Bu pâyitahtın bulunduğu şehrin ortasında, bu şehri bir baştan bir başa kat eden bir nehir geçecek. O devirde o devleti idare edenler arasında Abdülillah veya Abdullah isminde ehl-i beytten birisi bulunacak. Bu zat, isyan eden bâğî bir cemaat tarafından katledilecek…"

İbn Abbas neye işaret etmişti?

İbn-i Abbas'ın bu yorumu okunuyor, ancak hangi hâdiseye işaret ettiği bilinmiyordu. 1958'de Irak'ta ihtilal oldu. O dönemde Bağdat'ın krokisi çizildiğinde şu tablo çıkıyor ortaya: Bir tepenin başında kurulmuş bir şehir ve bu şehri bir baştan bir başa ikiye bölen bir nehir. Enteresandır 1958 ihtilali döneminde devletin ikinci adamı konumunda olan ve Kral 2. Faysal'ın amcası Emir Abdülillah darbe yapan ihtilal kuvvetleri tarafından katledilecektir. Hatta o gün ihtilalin başında bulunan General Abdülkerim Kasım'a karşı merhum 2. Faysal ve Emir Abdülillah'ın taraftarları İbn Abbas'tan gelen bu rivayeti bir beyanname halinde Bağdat'ın sokaklarında yazılı olarak neşretmişlerdi. Şimdi İbn Cerir bin sene evvel bu hâdiseyi yazdı ve bir gün gelip de bu hâdise bütün çıplaklığıyla zuhur ettiyse artık bunu bütün bütün inkar etmeye mahal olmasa gerek. O zaman diyeceğiz ki, evet yaş ve kuru Kur'an'da her şey vardır ancak; tomurcuk halinde bulunan o şey, tomurcuğu gül halinde görene göre vardır veya o tomurcuğu açılmış şekliyle görene göre vardır.

 

 

Okunma: 185
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy
 
< Önceki   Sonraki >

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player

 ListeNur.de - islami siteler listesi