Anasayfa arrow Satır Arası arrow Hüseyin Gülerce arrow Papa, Erdoğan ve Bardakoğlu
E-posta

Papa, Erdoğan ve Bardakoğlu

Hüseyin Gülerce, Zaman, 30.11.2006

 

On beş gün önce "Medeniyetler İttifakı ve Papa'nın ziyareti" başlıklı yazımda, Sayın Başbakan'ın NATO zirvesi dolayısıyla Papa ile görüşemeyecek olmasının açıklanmasını yanlış bularak, bu görüşmenin hâlâ mümkün olduğunu belirtmiş ve şu değerlendirmede bulunmuştum: "Papa'nın Türkiye'de bir özeleştiri yapma fırsatı bulması, bunu Türkiye'de yapıyor olması, dünya çapında anlam kazanacaktır. 

Erdoğan-Papa görüşmesi, Türkiye'nin üyeliğini engelleme konusunda ittifak yapan iç ve dış AB karşıtlarına da esaslı bir cevap teşkil edecektir. Devlet adamlığı ile politikacıyı ayıran önemli tarihî anlar vardır. Papa'nın Türkiye ziyareti Sayın Erdoğan'a böyle bir fırsat sunuyor..." Ankara'dan ayrılışını bir saat geciktirerek, bize yakışan misafirperverliğin gereği Papa'yı uçağın merdivenlerinde karşılayan ve onunla havaalanında görüşen Sayın Başbakan, bu fırsatı değerlendirmiş ve politikacı gibi değil, devlet adamı gibi davranmıştır.

Papa'nın ziyaretini binden fazla yabancı gazeteci takip etmektedir. İnşallah bu ziyaret kazasız belâsız sona erer ve Türkiye'nin imajına yapacağı olağanüstü faydanın yanında, medeniyetler ittifakı konusunda önemli bir merhale kat edilir.

Papa 16. Benedict'in ziyaretine karşı çıkan, eleştirilerinde kantarın topuzunu kaçıranlar var. Ziyaretin asıl amacının Katolik ve Ortodoks kiliselerinin yakınlaşması sürecini hızlandırmak olduğu, genellikle bu eleştirilere dayanak teşkil ediyor. Bir de Papa'nın, birkaç ay önce, gerçekten hiçbir Müslüman tarafından kabul edilemeyecek lâflar etmesi hatırlatılarak soruluyor: "Hangi yüzle Türkiye'ye geliyor?.." Papa, daha Türkiye'ye ayak basar basmaz, Erdoğan'la yaptığı görüşmede "İslam barış ve sevgi dinidir." diyerek o sözlerini tekzip etmekle kalmıyor, Diyanet İşleri Başkanı'mız Sayın Bardakoğlu'yla bir araya gelerek, aslında kendisinden beklenen özrü de yerine getiriyor. Papa'nın bir devlet başkanı ve 1 milyar nüfuslu Katolik Dünyasının Manevî Lideri olduğu hatırlanırsa, bizde devlet bakanlığına bağlı bir genel müdürlük statüsündeki Diyanet İşleri Başkanlığı'nı muhatap alması, protokol kurallarını bilenler için çok şey ifade eder. Kaldı ki, Sayın Bardakoğlu, Papa'nın yanında ve dünyanın pek çok ülkesinde canlı yayınlanan konuşmasında Müslüman'ın dik duruşunu, onurunu ve hassasiyetlerini temsil eden üslûbu ile aynen şunları söylemiştir:

"Son dönemlerde İslam dininin tarihi ve kaynaklarıyla şiddeti içerip teşvik ettiği, İslam'ın yeryüzüne kılıçla yayıldığı, Müslümanların potansiyel şiddet uygulayıcıları olduğu anlayışını ifade eden İslamophobia'nın (İslam düşmanlığının) giderek tırmandığını hep birlikte müşahede ediyoruz. Bilimsel ve tarihsel hiçbir araştırma ve veriye dayanmayan, adalet ve insaf ölçüleriyle de bağdaşmayan bu itham ve iftiralardan/ iddialardan, adını barıştan alan İslam'ın her mensubunun son derece müteessir ve müşteki olduğunu ilan etmek isterim." (Sayın Bardakoğlu, iç yanıklığı ile yazılı metinde olmamasına rağmen iftira kelimesini de kullandı.) Diyanet İşleri Başkanı sıfatı ile Sayın Bardakoğlu, İslam'ın özünü ortaya koyan değerlendirmeleriyle, özellikle farklı din mensupları arasındaki diyalog faaliyetlerinin ne olup olmadığını, bu faaliyetlerin evrensel barış adına ne büyük önem taşıdığını da veciz şekilde ortaya koydu.

Bence Papa'nın ziyareti ilk gününde iki ismi öne çıkardı. Başbakan Sayın Erdoğan, kendisine yöneltilecek siyasî eleştirileri göze alarak bir devlet adamı gibi davrandı. Diyanet İşleri Başkanı Sayın Bardakoğlu da, çağını doğru okuyan Müslüman bir din adamının, akademisyenin temsil ve üslûp güzelliğini bütün dünyaya gösterdi.

İkisini de tebrik ediyoruz.

 

 

Okunma: 367
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy
 
< Önceki   Sonraki >

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player


 ListeNur.de - islami siteler listesi