Bakalım Evrim Böceklerle Başa Çıkabilecek mi? Zoolog Arif YILMAZ , Sızıntı
Bir bir aşıp geldiler zamanın dağ ve deresini. Görmeden iniş ve yokuşun ne olduğunu. Birşey kaybetmeden bu uzunyolda ve birşey kazanmadan. Dillerinin pelesengi bir türkü ki, "Evrime hayır, mutasyona hayır!" bütün nakarat. Maymunun birkaç şaklabanlığına inanmış saf derunlara rağmen..
Yıllardan beri meskenlerin ve çeşitli işyerlerinin mühim dertlerinden biri olan hamam böcekleri hayvanlar âleminde hususi bir yer işgal eder. Zira bunlar, 300 milyon yıl önce dinazorların, "ağaçsı eğreltilerin" yaşadığı Karbonifer devrinden günümüze kadar hiç değişmeden hayatlarını sürdüren böceklerin başında gelir. Hamam böceklerinin hiç bir yerde sevilmeyişinin sebebi, onların dolaştıkları ve beslendikleri yerlerde çocuk felci, tifo, sarılık gibi hastalıkları bulaştırma vasıtası olmalarıdır. Ekseriyetle karanlığın basmasından sonra yuvalarından çıkan hamam böcekleri yiyecek bir şey aramaya başlarlar. Çok hassas işitme mekanizmasına sahip olduklarından en küçük bir tıkırtı duyduklarında âdeta bir atlet gibi koşar ve uzaklaşırlar.
Takriben 3500 çeşidi bilinen hamam böceklerinin hastalık taşıyan ve insanlar tarafından sevilmeyenleri sadece bir kaç tanedir. Geri kalan çeşitleri tropik ormanlardan, tatlı su göl ve havuzlarına kadar uzanabilen geniş bir sahada temiz ve tabiata faydalı bir hayat sürdürürler.
Hamam böceklerinin çok çeşitli jeolojik devirlerde hayatlarını idâme ettirmeleri oldukça hayret vericidir. Bu böcekleri inceleyen biyologlar, hamam böceklerinin bir böcek için mükemmel olan çeşitli sistemlerle donatıldığını görünce hayretler içerisinde kalmışlardır.
Hayvanlar âlemindeki âzamî tasarrufa ve mühendisliğe en güzel numune olan bu böcekler hemen hemen dünyanın her yerinde bulunmalarına rağmen, asıl vatanları tropik ve subtropik bölgelerdir.
Çeşitlerinin çoğu, hava cereyanlarından mahrum modern merkezi ısıtmalı ve fazla nemli meskenler gibi yerlerde yaşarlar. Renk itibariyle ekseriyetle kahverengi olan hamam böceklerinin hepsi aynı temel plân ve düzen içinde yaratılmışlardır. Altı ayak, sert bir vücudu ve iki uzun anten ihtiva eden benekli bir baş taşır. Erkek hamam böceği yan tarafındaki hususî bir tarzda bükülmüş iki çift kanada sahip iken, dişileri, uçma kabiliyeti olmayan küçük kanatlara sahip olabilirler, ya da hiç kanadı yoktur. Erkeklerin kanatlarının bükülü olmasının hikmeti ise çok nadir uçmalarıdır.
İnsanların bulunduğu çevrelerde yaşayan ve meskenlerinin ikinci sakinleri olan hamam böcekleri, üç çeşit olup Blatella germanica, Periplaneta americana ve Blatta orientalis isimleriyle bilinirler. Blatella germanica adlı Alman hamam böceği Asya kökenli olup orta kısmı solgun kahverengi ve 1 cm. boyundadır. Oteller, banyolar, mutfaklar ve fırınlar onun meşhur barınaklarıdır. Mikrop taşıyan hamam böceklerinin önde gelenlerindendir.
İnsanlar tarafından sevilmeyen üç tür hamam böceğinin en büyüklerinden olan Amerikan hamam böceği (Periplaneta americana) Amerika kökenli olup koyu kırmızı kahverenklidir. Boyu 5 cm. kadar olabilen Amerikan hamam böceğinin yaşadığı yerler süpermarketler, lokantalar, fırınlar ve evlerdir. Blatta orientalis isimli Avrupa hamam böceği Asya kökenli olup parlak siyah renktedir. 3 cm. kadar olabilen bu nev'in hususî bir gelişme ve yaşama yeri olmadığından insanların yaşadığı her yerde bulunurlar ve önüne gelen herhangi bir madde ile de beslenebilirler.
Hamam böceklerini meskenlerden ve iş yerlerinden yok etmek için insanoğlunun çok çeşitli metodları kullanması bile onları yok edememiştir. Zira bizleri mağlûb edebilecek kadar yeterli güce sahip olan bu böcekler, ekseriyetle bizim temizlik hususundaki gevşekliğimizden ve hatalarımızdan istifade etmektedirler. Mutfak, banyo, fırın ve süpermarket gibi yerleri çok iyi ve sık sık temizlemediğimiz takdirde hamam böceklerinin şüphesiz bizimle beraber yaşamaları devam edecektir.
Tüyler Ürpertici Beslenme: Çöpçülük yaparak beslenen hamam böcekleri, tutkal, kemik, duvar kağıdı, fotoğraf filmi, mürekkep, zımpara kağıdı, telefon kabloları, odun, hatta akla hayâle gelmeyen çeşitli maddeleri besin olarak kullanırlar. Besinini bir çift mandibülü (çenesi) ile çiğneyerek yiyen hamam böceği, yemeden önce tükürüğü ile yumuşatır. Maksilleri (ağız aletleri) üzerinde bulunan yumuşak palpleri (dokunaçlar) ile de besinin tadını öğrenir. Tatlı, tuzlu ve asitli maddelere hassas bu palpler tat reseptörlerinin (alıcılarının) bulunduğu delikli kancalara bitişiktir. Palpler aynı zamanda hamam böceğine besinin zehirli olup olmadığını da bildirir. Bu böcekler DDT gibi insektisidlere (böcek öldürücülere) karşı mukavemet kazanmışlardır.
Hamam böcekleri bütün besinleri zehirlendiğinde veya tamamen bittiğinde 12 hafta hiç bir şey yemeden, 3 hafta da su içmeden hayatlarını devam ettirebilirler. Bu müddet hamam böceğinde tecrübe edilmiştir. Bir hayvan için harikulade bir hususiyet olan bu durumu hamam böcekleri dış iskeletleri ve depo besinleri ile sağlarlar. Vücudun yumuşak ve bol su ihtiva eden bölümlerini örten kabuk, yağ ve bal mumu ile o kadar sıkı örülmüştür ki, buharlaşmayı minimum seviyeye indirir.
Ağız aletlerinde bulunan diğer his organları demeti hamam böceğinin zor şartlar altında hayatını devam ettirmesinde yardımcı olan çok mühim bir hususiyettir. Karnın kenarından çıkan ve "serk" adıyla bilinen bir çift uzantı bir insanın kendine doğru yürümesinden meydana gelen titreşimleri dahi hissedebilen tüyler taşır. 100 ile 3000 hertz arasındaki titreşimlere hassas her bir (serkal organ) iki ilâ 300 arasında değişen tüylerden yapılmıştır. Bu organlar hamam böceğinin kendine göre en mükemmel bir işitme mekanizmasını teşkil eder.
Alarm İşareti: Serk'leri vasıtasıyla ulaşan haberlerden tehlike işaretini alan bir hamam böceği saniyenin 54 binde biri kadar kısa bir zaman içinde bir atleti kıskandırabilecek kadar bir hızla depara kalkar. Uzun bir kamçıya benzeyen antenleri sıcaklık nem ve basınç gibi dış tesirleri hissetmesinde önemli rol oynar. Her bir anten 120 ilâ 180 arasında değişen halka şeklindeki bölmelerden yapılmış bir tüpü andırır. Halka şeklindeki bölmeler böceğin başından uzaklaştıkça incelir ve yassılaşır. Basıncı ve nemi hisseden tüylerin yanında, bu anten hava sıcaklığını tesbit eden tüylere sahiptir. Bunlar sayesinde hamamböceği kendisi için en müsait hayat şartlarını ihtiva eden çevreyi bulur.
Soğuk reseptörlerini taşıyan antenin en kalın bölmelerinden her biri tüye benzeyen "sensilium" lardan yapılmıştır. Sabit hava sıcaklığında soğuk hissedici hücreler devamlı faâl olup elektrikî uyarıların boşalması maksimum frekansa ulaşır.
Hava sıcaklığı âniden düştüğünde elektrikî uyarıların boşalma nisbeti saniyede 300'e ulaşır ve hamam böceğine bulunduğu vasatın rahat olmadığını bildirir.
 Hava sıcaklığı âniden yükseldiğinde boşalma nisbeti sıfıra düşer. Bacaklıdaki diğer reseptörlerde zemin sıcaklığını hisseder. Bu reseptörler bacak mafsallarında bulunup düşmanlardan korunmada işe yarar. Bulunduğu çevreden malumat toplayan bir diğer organ da gözler olup hamam böceğine ışık miktarı hakkında bilgi gönderip cisimlerin zayıf görüntülerini meydana getirirler. Hamam böceklerinin 300 milyon yıl öncesinden günümüze kadar hiç değinmeden gelmesini bir tarafa bırakalım. Bu kadar çeşitli ve mükemmel işitme, besin alma, kendini koruma gibi sistemlerinin acaba genlerin değişmesiyle (mutasyon) gelişmesi ilmen mümkün müdür? Şüphesiz böyle bir hurafe katiyyen kabul edilemez. Hamam böceklerinin enteresan olan diğer bir hususiyeti de üreme mekanizmalarıdır. Hamam böcekleri çiftleşmeden önce feromon isimli kimyevî maddeler ifraz ederek dişileri cezbederler. Burada enteresan olan şey, daha önce yumurta bırakmış dişilerin çıkardığı kokular ile hiç yumurta bırakmamış dişilerin ifraz ettiği kokuların farklı olmasıdır. Takriben 30 kadar yumurta ihtiva eden "Ootheca" adlı yumurta kesesi koruyucu bir madde ile kaplanarak kirli sahalara veya çöplüklere bırakılır. Hamam böcekleri yumurta kesesinden çıkarken harika bir işbirliği ve yardımlaşma gösterirler. Ootheca içinde embriyo hâlindeki hamam böceklerinin biri veya ikisi başlangıçta oldukça faâldir. Bu bir iki faâl embriyo diğer bütün embriyoları uyarırlar. Bu metod embriyoların yumurta kesesini parçalayıp dış dünyaya açılmalarına yetecek kadar bir enerji elde etmelerinin aklımıza gelen yegâne şeklidir. Yumurtadan çıkan yavru hamam böcekleri tam bir matemorfoz (başkalaşım) geçirmezler. Exopterygota grubunun diğer böceklerine benzeyen hamam böcekleri bir seri yenileme safhaları geçirirler. Yumurtadan çıktıktan 95 ilâ 225 gün arasında değişebilen bir süre İçinde larva kendini çoğaltacak hâle gelir. Kuzey Amerika Hamam böceği (Cryptocercus punctatus) odunluklarda yaşar ve buralarda çürüyen ağaç kabuğu ve dallarla beslenir. Hamam böceği, odunun esas yapı taşı olan selülozu sindirmek için barsaklarında lüzumlu enzimleri yapan protozoonları (bir hücreliler) barındırır. Bu yardıma karşılık sindirilen besinden bir parça da protozoona verilir. Avustralya Hamam böceği Panethsia'nın çoğu tek yaşama yerine toplu halde yaşarlar. Bu topluluk bir erkek ve dişi ile 20-30 tane yavrudan meydana gelmiştir. Kör ve kanatsız hamam böceği Nocticola yer altındaki karınca yuvalarında yaşayıp karıncaların verdiği besinle beslenirler. Filipin hamam böceği olan Prosoplecta cinsi kendilerini düşmanları tarafından yenilmeyen hanımböceği ve diğer böceklere benzeterek düşmanlarından korunur. Bunlar normal donuk hamam böceği rengi yerine parlak renklere sahiptirler. Bu renkler nokta çizgi ve benekler ile süslenmiş olup bu sayede korkunç bir görünüm kazanarak düşmanlardan korunmuş olurlar. Bu arada aklımıza şöyle sorular gelebilir. 300 milyon yıldan beri hiç değişmeden gelen bu garip yaratıklar acaba hayalî evrim çarkının hangi dişlisinde takılıp kalmışlar da bir türlü değişmiyorlar? Madem ki bütün canlılar daha basit bir atadan gelişerek geliyor, hamam böceğinin iptidai atası kaç milyon sene önce yaşamış ki 300 milyon yıl önce artık mükemmelliğe karar vererek evrimi tamamlamış ve değişmemeye karar vermiş (!). Diğer omurgalı hayvanlar hamam böceğinden daha mı az mükemmel de hâlâ evrimleri durmamış ve bir türlü durmaya da niyetleri yok(!). Doğrusu, çeşitli ilim dalları bu mevzuda el ele omuz omuza (evrim)e hayır derken, öyle anlaşılıyor ki, evrim hamam böceklerine takılıp kalacak.
|