Anasayfa arrow Satır Arası arrow Tefekkür Dünyamız arrow 'Sizin için en korktuğum şey küçük şirk'
E-posta

'Sizin için en korktuğum şey küçük şirk' (Hadis-i Şerif)

Fethullah Gülen

 

İnsan, namaz kılarken gösteriş izhar edebilir. Allah Resûlü, zayıf diyeceğimiz bir hadiste "Sizin hakkınızda en çok korktuğum şey, küçük şirktir." buyurur. Sahabinin, "Küçük şirk nedir?" sorusuna Allah Resulü, "Riya" cevabını veriyor.

Büyük şirk, puta tapma, Allah'a eş ortak koşmadır. Öyleyse küçük şirk nedir? O, gösteriş ve kendine takılı yaşamaktır. İnsan namaz kılar; ama namazı nasıl kıldığı ve hangi duyguları taşıdığı önemlidir. Öncelikle namaz, Allah rızası için ve Cenab-ı Hakk'ın şu ana kadar verdiği nimet-i sâbıkaya şükür olsun diye kılınmalıdır. Allah'ın insana bu yaşına kadar, hayatın her merdiveninde bahşettiği sonsuz nimetler vardır. Evet Allah, bize manevi yapımız itibarıyla temiz bir muhit vermiş, ibadete kabiliyet bahşetmiş, gönlümüzü açmış, rüşte ve hidayete erdirmiş.. Dahası, kulluğumuzu rahatlıkla yapabilmemiz için -kelamî ifadeyle- istitaat (işin üstesinden gelme kabiliyeti) vermiştir. Yani biz zamanında namaz kılmak istediğimizde kılabiliyoruz. Zaman olur insan niyet eder, mefluç olur sırt üstü yatar da ve o namazı kılamaz. Niyet eder de zindandadır, kılma imkanı bulamayabilir. Dolayısıyla hayat merdiveninin her basamağında içimiz sonsuz şükranla dolu olarak Mevla'mıza kulluk yapmalıyız. Aslında mümin namaza dururken Allah'ın huzurunda evvela O'na karşı medyûniyetini ifade ediyor, çünkü tepeden tırnağa O'na borçludur. Kendisine ait olan şeyleri bizden alıverse ortada sıfır kalacağız. Demek ki, biz O'nun karşısında da ancak O'nun bizi donattığı şeylerle durabiliyoruz.

Anlaşıldığı gibi namaz bütünüyle Allah'ın bir lütfu. Allah'ın lütfettiği şeylerle O'nun huzurunda dururken ve O'na karşı şükran vazifesini eda ederken halka görünme, Hakk'ı unutup halka gönül verme ve gösteriş yapma bir densizliktir. İşte gerçek riya da budur. Riya bu olduğundan ötürüdür ki, bazen insanın iradi riyadan tevakki etmesi bile riyadır. Riyadan bu kadar endişe eden insan acaba neden endişe ediyor? Eğer bilse ki, mal mülk başkasının; bilse ki, kendisi başkasının âriye olarak verdiği ayakları üzerinde duruyor; bilse ki, Hakk'a karşı başkasına ait bir güçle kemerbeste-i ubudiyetini izhar ediyor; bilse ki, gönlü başkasının çarptırmasıyla çarpıyor, riyadan tevakki etmesine lüzum kalmaz. Onun için ehl-i hakikate göre, "riya yaparım" mülahazasıyla bir kısım meseleleri terk etmek de riya sayılmıştır. Halka karşı gösteriş yapmak ise şirktir. Avam ve havas bunda ayrılır; mesele bir idrak meselesidir.

Evet, riya, insanın sahip olmadığı bir şeyi göstermesidir. Bu meseleyi, muhaddis Ebu'l-Leys es-Semerkandi, Tenbîhü'l-Gafilîn (Gafillerin Uyarılması) isimli kitabının Riya bahsinde çok güzel bir misalle anlatır: Amelinde riya yapan insanın misali şuna benzer. Tembel tembel yatan, uyuşuk uyuşuk oturan iş yapmaz bir marangoz ve dülger düşünün; emsali iş yapmadığını bilmesin ve "evine para götürüyor" desinler diye her akşam dükkanından çıkıp evine giderken mendiline yonga doldurur. Şimdi böyle birinin evine götürdüğü bu yonga ile bir şey alması mümkün müdür?

 

 

Okunma: 427
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy
 
< Önceki   Sonraki >

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player


 ListeNur.de - islami siteler listesi