Anasayfa arrow Evrim Dosyası arrow Çeşitli Kaynaklardan Evrim üzerine araştırmalar arrow Körelmiş organ safsatasını çürüten bir misâl daha:Diz Kapak Kemiği
E-posta

Körelmiş organ safsatasını çürüten bir misâl daha:

Diz Kapak Kemiği

 

Dr. Arslan MAYDA

 

Diz kapağı (patella) diz ekleminin önüne yerleştirilmiş bir kemiktir. Bu kemik vücutları ağır olan ve yürürken dizlerini büküp-açarak yürüyen memeli hayvanlar ile bazı kuş ve sürüngenlerde bulunur. Tepesi aşağı bakan ters üçgen şeklindeki bu kemik, hareket kabiliyetimiz açısından son derece önemli bir kirişin içine konulmuştur. Diz kapağı kemiğinin içinde bulunduğu kiriş, uyluk kemiği önünde kalçadan dize kadar uzanan dört kasın birleşmesinden meydana gelmiştir. Diz kapağının deriye bakan dış yüzü pürtüklüdür, ekleme bakan arka yüzü kalın bir kıkırdak dokuyla kaplıdır. Diz eklemi menteşe tarzında çalıştırılan bir eklem tipidir. Normalde öne ve arkaya doğru çok serbest hareket eden diz eklemi, yanlara doğru çok kısıtlı (6-12 derece kadar) hareket edebilir. Ayak tabanı yere sâbit basarken dizimiz, içe ve dışa doğru da 10-40 derece kadar dönme (rotasyon); 135 derece bükme; uyluk ile baldırı aynı doğrultuda hizaya getirdiğimizde (ekstansiyon) 0-5 derecelik bir hareket yapar. Diz eklemine verilen bu kabiliyetle, hayat boyu yaptığımız binlerce harekete kolaylık ve âhenk verilir.
Koşarken, merdiven inip çıkarken, çömelip kalkarken, yokuş yukarı yük taşırken dizimize vücut ağırlığımızın yarısından yedi katına kadar artabilen bir yük biner. Bu ağır yükler altında bile dizimiz kolayca kıvrılıp doğrulabilir. İyi kullanılırsa hayat boyu hizmet görür. Diz kapak kemiğinin şekli, anatomik yapısı ve yerleştirilme pozisyonu o kadar hassas ayarlanmıştır ki, bütün bunlar diz ekleminin hareketinde fevkalâde bir kolaylığa ve dayanıklılığa vesile olur. Bu durumu bilmeyen ve yaratılıştaki mükemmelliği göremeyen kişiler, diz kapak kemiğinin kalıntı, körleşmiş ve zamanla kaybolacak bir kemik olduğunu zanneder.
Diz ekleminde uyluk kemiğinin alt ucuyla diz kapağının birleşme yerinde ve uyluk kemiği ile kaval kemiği arasında bağlantı kurulur. Uyluk kemiğinin eklem yüzünün ortası çukur; diz kapak kemiğinin ortası ise tam bu çukura girecek şekilde çıkıntılıdır. Bu çıkıntının imâlinde esnek olduğu için kıkırdak doku kullanılmıştır. Dizin açılıp kapanması esnasında, diz kapağı, diz ekleminin kıkırdak yüzünde sürtünmeden hareket eder. Burada sürtünmenin olmaması, üçgen şeklindeki diz kapağının tepesinin aşağıda yaratılmasına bağlıdır.
Uyluk kemiği üzerindeki ön uyluk kasının (quadriceps) dört ayrı başı vardır ve bunlar birleşerek bir kiriş (tendon) meydana getirirler. Bu adaleden gelen kasılma kuvvetinin kaval kemiğindeki yapıştırıldığı uca aktarılması için, diz kapağı kemiğinin kilitlenmesi gerekir. Diz kapağı kemiği, etrafındaki tendonun kasılmasıyla kilitlenir ve böylece uyluktan gelen kuvvet kaval kemiğine güçlü bir şekilde aktarılmış olur, bu sayede dizimiz kolay açılır.
Diz kapağı kemiği, kaval kemiği ile içinde bulunduğu kirişin (patellar tendon) arasında fonksiyonu kolaylaştırıcı hususi bir açı teşkil edecek şekilde yaratılmıştır. Bu açı, sayesinde insan dizinin az bir kuvvetle açılıp kapanması temin edilir. Diz kapağının açı teşkil edecek şekilde yapıştırılmasındaki hikmeti açıklamak için moment konusunu hatırlamakta fayda vardır. Yerde duran ağır bir taşı kaldırmak için elinize verilen uzun bir demirin ucunu taşın altına sokup kaldıramazsınız. Fakat demir çubuğun altına bir destek koyduğunuzda oluşan kaldıraç kuvvetiyle taşı kolayca hareket ettirirsiniz. Bacağımızda da diz kapağı kemiği bu destek vazifesini görür. Uyluktan gelen kuvvet, bu kasın kirişi vasıtasıyla diz kapağını yukarı çekerek kilitler ve üzerindeki kuvvetin kaval kemiğine (tibia) iletilmesine vesile olur. Diz kapağı kemiğinin sebep olduğu açının büyümesi, momenti artırmış ve küçük bir kuvvet ile dizin bükülüp açılması mümkün olmuştur. Bu destek kuvvetiyle bacak ileriye doğru az kuvvetle atılmış olur. Bu esnada kasın harcadığı enerji azaldığından kas yırtılması olmaz, kaslar yorulmaz.
Bu hâdisenin fizikî açıdan sebep olduğu kuvvet iletimini şu formülle ifade edebiliriz:
M = F x L x Sin q
M = moment (döndürücü tesir)
L = uzunluk
F = quadriceps kasının kasılması ile olaşan kuvvet.
q = diz kapağı kirişinin kaval kemiğine yapıştığı yerdeki açı.
İleri derecede parçalanması sebebiyle ameliyatla diz kapağının tamamen çıkarılması (total patellektomi) durumunda, uyluk ön adalesine (quadriceps) binen yük, % 30-50 nispetinde artmaktadır. Ameliyat neticesinde, bilhassa yaşı ilerlemiş veya uyluk ön adalesi zayıflamış olanlar, çömeldikten sonra yerden kalkmakta zorlandıklarından kalkarken bir yere tutunmak mecburiyetinde kalır.
Diz kapak kemiği, aynı zamanda uyluk ön adalesinin kirişinin diz eklemine sürtünmesine mâni olur. Diz kapağı tamamen çıkarılan kişilerde sürtünme ve aşınmaya bağlı kireçlenmeye sık rastlanmaktadır. Ayrıca bu kişilerde uyluk ön adalesine çok yük bindiği için, bu kasın kirişinin koptuğu da sıkça görülür. Bu sebeple günümüzde diz kapağı kemiği çıkarılmak mecburiyetinde kalındığında, bunun yerine diz kapağı protezleri konulmaktadır.
Uyluk ön kasının kasılmayla diz kapağı ekleminde yapmış olduğu sıkıştırma kuvvetine karşı, diz kapağında ortaya çıkan dengeleyici güce ‘patellar dengeleyici güç’ denir.
Normal düz bir zeminde yürürken diz 9 derece bükülür ve vücut ağırlığının % 50’si kadar bir patellar dengeleyici kuvvet, diz eklemine uygulanır. Merdiven inip çıkarken (bükülme açısı 60 derece iken) diz kapağının dengeleyici gücü vücut ağırlığının 3,3 katı; yere çömelmede (bükülme açısı 130 derece iken) 7,8 katı; yarı çömelmede (90 derece bükülmede) 6,5 katıdır. Düz pozisyonda iken dizimizi sıkıp diz kapağını kilitlediğimizde uygulanan baskı kuvveti 120 kg kadardır. Diz kapağının eklem yüzünün orta kısmındaki diklemesine olan 5 mm’lik kıkırdak çıkıntısı (santral ridge), baskı kuvvetine karşı dengeleyici kuvvetin üretiminde rol alarak, uyluk ucundaki eklem çukurluğunun aşınmasına engel olur.


Diz kapağı kemiğinin çevresindeki dokularla uyumu

Diz kapağına yük binince, eklemin önünde kilitlemeyi sağlayacak sert bir dokunun olması gereklidir. Çünkü uyluktan gelen kasın kasılma kuvvetini kaval kemiğine yansıtmak için dizin kapakla bir bütün olarak kilitlenmesi lâzımdır. Bu kilitlenme için en ideal yapı ve yerleşim, diz kapak kemiğinin yapısı ve yerleştirilme şeklidir. Kemik gibi sert bir yapı olmazsa, diz kapağı üzerindeki kiriş (patellar tendon) kilitleme için yetersiz kalır ve zorlamalar karşısında yırtılır veya kopar.
Sirklerde akrobasi yapan göstericinin sert zemine çakılmaması için gergi çadırları, çadırın dört kenarından gerilir. Böylece göstericinin her zıplamada çadıra yansıtılan kuvveti, bütün kenarlardan dengeli olarak çeken ipler vasıtasıyla dengelenerek, çadırın gergin konumu korunur. Dizin bükülüp açılma ve rotasyon hareketleri sırasında dört kiriş, çadırı çeken ipler gibi, diz kapağının bütün kenarlarından çekerek kapağın bir yöne doğru kaçmasını önler.
Kapak kemiğinin dize kilitlenmesi için ona dört yönünden germe kuvvetiyle baskı yapılması lâzımdır. Bu baskı dört ayrı koldan çeken yapılarla yerine getirilir.
Bunlardan birincisi diz kapağı kirişi (patellar tendon) olarak isimlendirilir. Buna diz kapağının eklem hattına göre yüksekliğini tayin etme vazifesi verilmiştir. Diz kapağını aşağıya doğru kilitler. İkincisi dış yana çeken yan bağ (lateral retinakulum) olup, bu bağ, uyluğun yanında leğen kemiğinden baldır kemiğine kadar uzanan (ilio-tibial bant) kirişle diz kapağı arasında birbiri üzerinde iki tabakadan yapılmıştır. Bu yan bağ kapağı yana çeker ve diz kapağını yana kilitler. Eğer kilitleyici güç zayıf ise “tık” sesi duyulur ve diz kapağının yarım çıkığı olur. Bükülüp açılırken dizinde ses duyanlar yan bağlarının gevşekliğini düşünebilirler.
Üçüncüsü, iç yana çeken yan bağ kirişi olup (medial retinakulum), bu bağ dış bağların çekme kuvvetini dengeleyecek şekilde iki güçlü bağla iç tarafa bağlanır. Bunlar diz kapağının dışa çıkmasını önlerler, diz bükülünce kapak kemiğini içten kilitler. Dördüncüsü ise yukarı çeken dörtlü kiriş ( m. quadriceps femoris) olup, dizimizi bükmeden yukarı kaldırdığımızda veya dizimiz düz iken ön uyluk kasını kastığımız zaman diz kapağının diz eklemine kilitlenmesinde rol alır. Kasılma yönünde yukarı doğru çeker.
Diz kapağına, dört tarafındaki bu kirişlerden dolayı hem bükerken, hem de açarken kilitleyici sistemlerle iç ve dışı, yukarı ve aşağıyı dengeleyecek şekilde kilitleme vazifesi yaptırılır.
Evrimle her şey mükemmele gidiyor, işe yaramaz organlar köreliyorsa, diz kapağı kemiği gibi önemli bir vazifesi olan kemik neden yok olsun? Diz kapağı kemiği iptal edilecekse onun vazifesi hangi mekanizma tarafından yerine getirilecektir? Kalıntı olduğu iddia edilen (sesamoid) kemikler zamanla yok olacaksa, momenti artırmak için tesadüf veya tabiat gibi şuursuz ve iradesiz unsurlar diz kapağı kemiğinin yerine nasıl bir yapı koyacak? Diz kapağı kemiğinin yaptığı momenti artırıcı açıyı bütün bu unsurlar nasıl hesaplayacak?
Netice itibariyle vücudumuzda hangi organı incelersek inceleyelim, onun gerek mühendislik, gerek estetik, gerekse fonksiyonları açısından en uygun olduğu görülecektir.

 

Bu yazi Sızıntı Dergisi'nde yayınlanmıştır.

 

 

 

Okunma: 641
Yorumlar (1)Add Comment
cok zor
yazan BERKAY, Ekim 12, 2009
uzun ama güzel
argo rapor et
eksi oy
artı oy
Verilen oy: +0

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy
 
< Önceki   Sonraki >

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player

 ListeNur.de - islami siteler listesi