Canım Efendim (sallallahü aleyhi vessellem)Musa Hub Yine geldim ya Rasûlallah.. aşk kapında köpeğim Kabul kıl bendeni.. n'olur ayak tozunu öpeyim Sana ermek için ölmekse çâre, şu an öleyim Ahdetmişim dönmemeye.. azletme, öksüz köleyim.
Bir sırlı perde ki aralayıp bakmıştın hüzünle 'Gayri daha ağlatmayın..' demiştin yaşlı gözünle Ve ağlamıştın yine.. biz de ağlamıştık ardından Ölüm yeminleriyle şahlanmıştık hep birden o an.
Işıktan kanatlarla karanlığa açılacaktık, Kaçmamak için de geriye, nice gemiler yaktık. Ya şimdi? Yüzüm yok, dilim varmıyor 'affet..' demeye! Korkuyorum, 'Bu kaçıncı söz verişin !' dersin diye...
Vefâsızım, doğru.. ama vefâ bekledim hep Senden Yıkılmışım.. şu günahkâr hâlim bilmiyorum neden? Medet eyle, istemem sensiz ne hil'ât ne de kefen! İstemem.. illâ sen, illâ sen.. yoksa hâin miyim ben!?
Şefaatine vesîlem, dağ dağ günahlarım iken ; Tâlihsiz bir benim sanki cemâlini göremeyen. 'Geleceğim, bekle..' buyurmuştun bir zamanlar hani; Ben hep bekliyorum ya Rasûlallah, n'olur gel gayri!..
Nice âşıklar gördüm, nicedir görürlermiş Seni Sâdık vezirlerinle dolaşırmışsın ümmetini Yaralıları ziyarete gelirmişsin Efendim... Nerdesin, öldürücü yokuşlarda kaldım; ben yetim.
Ruhânî değilim, nasıl varam huzûr-u yakîne? Kader geçit verir mi acep ol Ravza-i Pâkine? Ne kadar isterdim, şöyle sancılı bir 'off..' diyeyim; Ya Sen gelesin imdada, ya da ben göçüp gideyim.
'Hû..' söyler her nefesim; sen ki damarlarımda kansın Ciğerlerim kebab olmuş ne gâm!. varsın dünyam yansın! Bir başka cânân istemez gönlüm; bağlandım gamzene! Vurulmuşum sevda özümden, tutulmuşum Sidre'ne...
Sesini özledim kimsesiz gecelerde; ....................... Hep ağladım için için; .......................................... Bekledim seneler boyu eşiklerde; ......................... Başımı koydum kurbanlık için; .............................
Ağlıyorsam, sanma ki kırılmışım; kör olur gözüm Ofluyorsam, hiç bıkmadım bekçilikten; yanar özüm Kırılası kalem!. dilim kurur böyle sitemimden; Bîzârım Allah'ım.. benim şikâyetim hep nefsimden.
Acı yazdım, bir yüz bularak mihnetli şefkatinden İncinme, uykusuz gecelerime ver; Raûfsun sen. Ne desem ki; çok seviyorum Seni, çok.. sevgime ver Himmetin olmazsa, kabul etmez beni gökler ve yer.
Âh bir sarılsaydım boynuna kucak kucak aşkımla! Âh bir tutsaydım ellerinden; öpseydim doya doya! Öpseydim kadem-i şerîfinden çatlak dudağımla! Çökseydim dize ve eriseydim sohbet ocağında!..
İlk aşkım diyemem, lakin aşılmaz aşkımsın inan! Çatlarsa bir gün kalbim; 'Ahmedim..' yazsın her damla kan! Kesilirken veda sözüm; 'Habîbim..' desin tükensin! Zira Sen, ölmüş hissiyâtımda açan kardelensin...
Alıver ipimi eline..çek, sür beni ardın sıra!. Koşmazsam hâinim; tek, 'Sahibim' Sen olduktan sonra. Beklerim susuz ekmeksiz, bu kapı Senin kapınsa. Buyursun Azrâil, varılacak yer senin yanınsa...
Bir Kutlu'nun seccâdesine yüz sürdüm, öyle geldim Cennet köyünün toprağını öptüm öptüm de geldim Şiir şiir aşkımı kabul eder misin Efendim ? Bir kerecik olsun bana da 'Gel!' der misin Efendim?
Canım, Cânânım, Cinânım, Melceim, Mededresânım! Lutfet elini Bîçâreye ki sensiz perişânım...-Rûhum Efendim- Musa Hub Kaynak: herkul.org
|