E-posta

Saîd B. Âmir

Ahmet Çetinkaya, herkul.org

 

Saîd b. Âmir b. Hızyem el-Cümahî... Hayber Savaşı’ndan önce müslüman olmuş, Medîne’ye hicret edip Efendimiz (s.a.v.) ile birlikte Hayber’e katılma şerefine ermişti. Aldatan dünyanın ona hiç bir tesiri olmamış, daima zühd ve takva ile yaşamıştı. O kadar ki vefat ettiğinde çoluk-çocuk bırakmadığı gibi içinde yaşanılacak bir evi dahi yoktu. Hz. Ömer’in (r.a.) emriyle Şam bölgesinde bulunan Hıms şehrinde valilik yapmış, hicretin 20. senesinde 40 yaşlarında iken vefat edip oraya defnedilmiştir.

Hz.Ömer (r.a.) onu bir beldeye vali tayin etmek istemişti. Fakat o zaten kendi muhasebesi altında eziliyordu. Bir de başkalarının mesuliyeti karşısına çıkınca, tam bir samimiyetle: “Ey mü’minlerin emîri. Ne olur beni bu işe bulaştırma.” demekten kendini alamamıştı. Hz.Ömer’in de istediği zaten buydu. Vazife mesuliyetiyle dopdolu olan Saîd b. Âmir’i Hıms valisi olarak tayin etti.

Saîd b. Âmir Hıms valisi iken başından öyle bir hadise geçmişti ki, onu tanıtmak için sadece bu hadise anlatılsa yeridir. Valisi bulunduğu şehrin halkı onun bazı hususiyetlerini bilmediklerinden ötürü, halife Hz.Ömer’e şikayet etmişlerdi. Hz.Ömer işin aslını öğrenmek için onu çağırmaya birini gönderdi; onun hakkında kanaati iyi olduğu için de bir taraftan kalbinden; “Allahım; onun hakkında kanaatimi değiştirme” diye duâ etmişti. Az sonra Saîd b. Âmir gelince şikayetleri teker teker söyleyip, her şikayetin ardından onu dinliyordu.

İlk şikayet olarak: “Gün yükselmedikçe vazifesi başına gelmiyor.” dediler. Saîd: “Ey mü’minlerin emîri. Vallahi bunu söylemek istemezdim, ama söyleyeyim. Hizmetçimiz olmadığı için evin işlerine yardım etmek zorundayım. Bu yüzden geç gelebiliyorum.” 2. şikayet olarak: “Gece oldu mu kimsenin işine baktığı yoktur.” dediler. Saîd: “Bunu da söylemek istemiyordum. Gündüzü onlara, geceyi de Rabbime bırakıyordum.” 3. şikayet olarak: “Ayın bazı günleri hiç dışarı çıkmıyor.” dediler. Said: “O günlerde çamaşırım yıkanır. Başka elbisem de olmadığı için kuruyana kadar çıkamıyorum.” 4. şikayet olarak: “Bazı zamanlar olur ki, bir deli gibi kendinden geçip ne yaptığını bilmez.” dediler. Said b. Âmir bu meseleyi ise şöyle izah etti: “Hubeyb, Mekke’de şehid edildiğinde ben de oradaydım. Müşrikler çeşitli yerlerinden et parçaları kesip attıktan sonra onu bir direğe bağladılar ve ona: “İster misin şu anda yerinde Muhammed (s.a.v) olsaydı..” denince, Hubeyb kükredi ve “O’nun ayağına bir diken batmasını dahi istemem” diye cevap verdi. Gözü dönmüş müşriklerin bu cevap karşısında iyice tepesi atınca Hubeyb, dilinde Efendimiz’in (s.a.v) ismini haykırarak can verdi. Ben de o sırada müşrik idim. Allah’a inanmadığım için de ona hiç bir yardımda bulunmadım. Hatta hiç acıma hissi ve vicdan azabı dahi duymadım. İşte ben bunu hatırladıkça Cenâb-ı Hakk’ın hiç bir zaman beni affetmeyeceğini düşünerek kendimden geçiyorum.”

Bunun üzerine Hz.Ömer, “Rabbime şükürler olsun ki, onun hakkındaki kanaatimde beni yanıltmadı.” dedikten sonra ona bir dinar verilmesini emrederek: “Bunu ihtiyaçların için harca.” dedi.

Hanımı bunu duyunca çok sevinmiş, hemen tutacakları hizmetçiyi vs. düşünmüştü. Fakat, Saîd, verilen parayı daha muhtaç kimseye dağıtmaları gerektiğini belirterek hemen birini çağırdı, parayı verip kimlere dağıtacağını ona tarif etti. Adam gidip, gerekli yerlere dağıttıktan sonra elinde kalan bir dinarla geri döndü. Saîd’in hanımı kendilerine bir şey kalmadığını görünce çok canı sıkıldı ve şöyle dedi: “Allah hayrını versin, hepsini dağıttırdın. Bari kendimize bir hizmetçi alsaydık.” Saîd b. Âmir ona şunu söyledi: “Hanım... öyle bir gün gelir ki sen bu paraya bugünkünden daha fazla muhtaç olursun.”

 

 

Okunma: 269
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy
 
< Önceki   Sonraki >

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player

 ListeNur.de - islami siteler listesi