Anasayfa arrow Satır Arası arrow Ahmet Kurucan arrow Teşhis Yanlışlığı
E-posta

Teşhis Yanlışlığı

Ahmet Kurucan, herkul.org, 19.03.2007

 

Image‘Makinali tüfek gibi’ derler halk arasında; bilmem bu tabiri hiç duydunuz mu? Başkalarının her türlü sözünü kesme çabalarını boşa çıkartarak arka arkasına konuşan insan için derler bunu. Gerçi ‘dertli söyleğen olur’ zaviyesinden de bakabilir; ‘demek ki dertliymiş, bırakın konuşsun, bırakın içini döksün’ türünden yaklaşımlarda da bulunabilirsiniz. Fakat şu unutulmamalı ki her makinali tüfek gibi konuşan dertli değildir. Her dertlinin derdini ulu orta her yerde ortaya dökmesi de çare değildir.

Neyse, mevzumuza dönelim; kadın, kocasının nankörlüğünden dem vuruyor ve kayınpederi ile kayınvalidesine yaptığı hizmetlerle, aile bütçesine yıllardan beri yaptığı maddi katkıları konuşuyor: “Gideyimde bu evden bir görsün o gününü. Nankör adam ne olacak! Aslında beni sırtında taşıması lazım. Bu devirde, hangi gelin bakıyor kayınpeder ve validesine? Hem de yıllardır, hiç de yüksünmeden yapıyorum bunu ben. Kızlarından öte severler
oğlanlarına tercih ederler beni. İnanmıyorsanız gidin onlara sorun!”

Haklı olduğu halde iki yerde yanlış yapıyor bu bayan. Bir; öncelikle ‘yapacağım, edeceğim, gideceğim’ türü tehditler savuran insanlar genelde savurdukları o tehditleri yapamazlar. Zaten o yüzden bu tehditlere şuurluca “savuran’ tabirini kullandım. Neden? Çünkü bana göre, karı veya koca böylesi hayati bir meselede –evlilik hayatının geleceğini belirleyecek bir davranış hayati değil midir Allah aşkına!- üzerinde uzun uzadıya düşünmeden karar veremez. İstişare edeceği arkadaşlar, büyükler, akrabalar, danışmanlar, doktorlar vs. varsa istişaresini yapar ve o kararı ciddiyetle uygular. Muhatap olduğum bayanın böyle bir şeyi yapmadığı, akli ve mantıki değil, tamamiyle hissi konuştuğu her halinden belli idi zaten. Nitekim ilerleyen safhalarda, çocukların akıbeti, bunca yıllık evlilikten sonra nereye gidileceği, aslında gönlünün derinliklerinde kocasına olan sevgisini, çok kötü bir adam da olmadığı, bunu karşısına çıkardığı için Allah’a şükrettiğini de gündeme getirdi.

Bayanın ikinci yanlışlığı ise kocasının anne babasına bakma, aile bütçesine katkıda bulunma gibi işlere dikkatini çekme metodu yanlış. Aslında bu cümle ile sorunu da söylemiş olduk. Şöyle ki; bayanın kayınvalide ve kayınpederinin bakım görünümü üstlenmesinde bir gocunması yok. Onlara vazifesi nazarıyla bakıyor ve zevkle yapıyor. İhtimal burada kayınpeder ve validenin gelinlerine kızları gibi davranmasının da rolü var. Aile bütçesine mütevazı katkılarını da minnet etme, başka kakma gibi bir tavırla ele almıyor. Kocasının bunlardan dolayı kendisini takdir etmemesi asıl problem ve o bu problemi çözmek için evden ayrılacağı tehdidini yapıyor. İhtimal bu tehdit kocasına ulaşmamış, ulaşsa o da erkeklik gururu ile ne hali varsa görsün diyecek. Zaten hanım da bunu tahmin ettiği için düşündüğü şeyi hayata geçiremiyor.

Şimdi, yazının başına teşhis yanlışlığı dedim. Problemi net olarak teşhis edememe ve tabii olarak çare ve tedavi adına başka kulvarlarda yürüyerek zaman kaybetme, strese girme söz konusu burada. Şahsi kanaatim burada asıl problem yapılan, yapılması gerekli olduğu kabullenilen vazifeler değil, yapılanlara kocanın dikkatini çekmek. Doğru teşhis bu ise, o zaman buna çare bulmak lazım. Bu sorunun çaresi de, katiyen evi terk etmek olmaz ve olmamalı.

Buradan hareketle bir genellemede bulunayım, her genellemenin doğru olmadığını bile bile; genelde karı-koca arasındaki geçimsizliklerde bu türlü teşhis yanlışlığını çok sık görüyoruz. Tabii teşhis yanlış olunca, tedavi de yanlış oluyor ister istemez.

Tavsiyem o ki; gerçekler detaylarda gizlidir denir ya; bir problemi teşhis ederken sadece bir tek hadiseye odaklanmamak gerek. Hadiseyi değil, hadiseler kümesini ele almak, hangi hadiselere ne tip tepkiler verildiğini çaprazlama çek etmek, bay veya bayanın çocukluktan itibaren sergüzesti hayatını teşhis masasına yatırmak, huy, tabiat, karakter hepsine birden bütüncül gözle bakmak, maddi-manevi içinde bulunulan ortamı hesaba katmak problemin doğru teşhisi adına şart ve elzem hususlar.

Mesela, başkasına ait bir meselede, aile bütçesini dikkate almadan harcama yapan bir bayanın, çocukluğunda babası ve annesi tarafından kendisine hiç harçlık verilmediği ortaya çıktı. Lüzumlu-lüzumsuz sorumsuzca harcama yapmasını buna bağladı. Kim mi? Bizzat o bayanın kendisi. Yani itiraf diyebilirsiniz buna.

Onun için diyorum hissiyata kapılmadan, acele etmeden, hayat tecrübesine sahip kişilerle mutlaka görüşerek ve bütüncül nazarla teşhis çabası şart.

Örnek hadisedeki bayana gelince; aslında onun elinde öyle büyük bir koz var ki fakat farkında değil. Birileri var yakınında, hem de kendisini çok seven birileri. Kim mi? Gelinlerini oğlanlarından daha çok sevdiklerini söyleyen, kızlarından ileri tutan kayınpederi ve kayınvalidesi. Daha ne diyeyim?

 

 

Okunma: 396
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy
 
< Önceki   Sonraki >

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player

İlgili diğer yazılar:


 ListeNur.de - islami siteler listesi