|
عَنْ عَبْدِ اللهِ بْنِ عَمْرٍو (رَضِيَ اللهُ عَنْهُ) قَالَ رَسُولُ اللهِ (صَلَّى اللهُ عَلََيْهِ وَسَلَّمَ): اَلزُّهْدُ فيِ الدُّنْياَ يُريِحُ الْقَلْبَ وَالْبَدَنَ وَالرَّغْبَةُ فيِ الدُّنْياَ تُكْثِرُ الْهَمَّ وَالْحَزَنَ وَالبَطَالَةُ تُقْسِي الْقَلْبَ. Sahabe-i güzîn efendilerimizden Abdullah ibn-i Amr (radıyallahü anh) hazretleri, Peygamber-i zîşan Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. Dünyaya gönülde yer vermemek hem kalbi rahatlatır hem de bedeni. Ona perestiş etmek ise sadece tasa ve hüznü artırır. Gayr-ı ciddi ve laubali olmaya gelince, o, kalbi katılaştırmaktan başka hiçbir işe yaramaz.
Müsned-i Şihab, 1, 188; Feyzu’l-Kadîr, 4, 74
|