E-posta

Sahte evlilik

Ahmet Kurucan, Zaman, 12.04.2007

 

ImageTürkiye'de yaşayan kişileri ne kadar alakadar eder bilmiyorum; ama bugün ve devam edecek yazı ile yurtdışında yaşayanları birebir ilgilendiren bir konu üzerinde duracağız; sahte evlilik.

Amerika'da green kart/yeşil kart evliliği olarak adlandırılan bu uygulamanın Avrupa'daki karşılığı paralı evlilik. ABD ile Avrupa arasında benzerliklerin olduğu kesin; ama Amerika'yı daha iyi bildiğim için önce uygulamayı kısaca izah edeyim; ABD yabancılara iki şekilde green kart (Türkiye'de devletin fakirlere sağlık hizmetlerinden yararlanması için verdiği yeşil kart ile karışmasın diye yazı boyunca hep green kart diyeceğim) vermektedir; bir, kur'a. Kaliteli insan ihtiyacını karşılayabilmek amacıyla ortaya konan bir sistem bu. Belli vasıflara sahip kişiler müracaat edebiliyor. Kur'ada isim çıkmasını müteakip, sabıka kaydı başta, ilave şartları tamamlayanlar green karta yani vatandaşlık öncesi kalıcı statüye sahip olabiliyorlar.

İkincisi ise ABD'de iş yapan ve belli vasıflara sahip yerli ve yabancı şirketler için geçerli. Bu şirketler, istihdam ettiği yabancı personelin şirket içindeki vazgeçilmez konumunu öne sürüp, sponsorluk/iş garantisi vererek çalışma bakanlığına müracaatta bulunuyor. Bakanlık onay verirse, dosya göçmenlik bürosuna intikal ediyor ve dosyasına göre uzun ya da kısa süren işlemler sonucu ilgili kişi green kartı alarak statüsünü değiştiriyor.

Bunlara ilaveten bir üçüncü yol daha var ki bahsimiz bununla alakalı; yabancı birisinin ABD vatandaşı veya green kart sahibi birisi ile yapacağı evlilik de, ilgili kişiye "eş durumu" dolayısıyla green kart alma hakkını kazandırıyor. İşlem kabaca şu şekilde oluyor: Genelde gelir düzeyi düşük Hispanik veya Afrika kökenli siyahî kişiler bu uygulamada tabirim mazur görülürse malzeme ve yem olarak kullanılıyor. Aracılar ilgili şahsa münasip birisini, astronomik sayılabilecek komisyon ücretleri ile buluyor. Ardından resmi işlemler yapılarak evlilik, kâğıt üzerinde gerçekleşiyor. Taraflar fiilî bir evlilik hayatı yaşamıyorlar. Mülakatlardaki çapraz sorgulamaları geçmek için birbirlerini tanımak için ne kadar beraberliğe ihtiyaçları varsa, o beraberliği sohbet düzeyinde gerçekleştiriyorlar. Hepsi bu. Her şey yolunda gider, mülakat sonrası green kart alınırsa, bu defa mahkemeye müracaatla evlilik resmen bitiriliyor. Hiç detaylara girmeyen bu kısa bilgilerden sonra mevzuya geçelim; ve önce şu soruya cevap arayalım: "Neden insanlar böyle bir şeye tevessül ediyor?" Benim ilk aklıma gelen şey, "ABD rüyası!" Gerçi ABD'nin o rüyadan uyandığı kanaati hemen herkeste hakim olsa da, rüyadan uyanmak istemeyenlerin varlığı bize bu türlü şeyleri konuşturuyor ve yazdırıyor. Çünkü yasal ve kalıcı statüye kavuşmak isteyen o kadar çok insan var ki bu ülkede, şartların zorlaması insanları bu türlü kanunsuzluklara yönlendiriyor. Bir başka tabirle ifade edecek olursak, green karta olan talebin çokluğu, insanoğlunun dünyevi ve maddi kazanç hırsı, zayıfı, yoksulu, fakiri, muhtacı istismar etme özelliği ile birleşiyor ve ortaya kocaman bir pazar doğuyor. Yani ekonominin en temel kuralı olan arz ve talep burada da kendini gösteriyor. İşin en ilginç yanı ise bu pazarın zamanla organize olması, gruplaşmaya hatta mafyalaşmaya kadar gitmesidir. İlgili kurumlarda işleri içeriden takip edenler rüşvetle, arz ve talep taraftarlarını buluşturan, koordineyi sağlayanlar da komisyonla zengin oluyor. Fakat neticede evlilik gibi mukaddes bir işlem, aile gibi toplumun en temel köşetaşı olan bir kurum yıpratılıyor, hasis emeller, üç-beş kuruşluk menfaatler uğruna harcanıyor. Nadir de olsa bazı evliliklerden doğan çocukları, green kart sonrası sahte eşin 'gerçekleri söyler, kartını iptal ettiririm' tehditleri ile devam eden rüşvet ve devam eden komisyonları bunlara ilave edecek olursak, hadisenin öncesi, esnası ve sonrası adına büyük fotoğrafı net olarak görmek veya hayallerde canlandırmak daha kolay olacaktır. Tamamıyla oyundan ibaret olan böyle bir evliliğe İslam hukukunun cevaz vermesi düşünülemez. Neden?

 

Green kart uğruna yapılan anlaşmalı sahte evlilikten bahsediyorduk. Aralarında evlilik engeli bulunmayan green kartlı veya vatandaş bir bay veya bayanla yapılan evlilik, hakiki anlamda evlilik ise zaten ortada bir problem yok. Bu dinin de, hukukun da geçerli saydığı bir evlilik.

Sahte olanına gelince; İslam hukukuna göre evliliğin sahih olabilmesi için in’ikad (kuruluş) ve geçerlilik (sıhhat) şartlarının tam olması gerekmektedir. İn’ikad şartları; taraflar, irade beyanı, ehliyet, meclis birliği, evlenme engellerinin olmaması ve evliliğin şartsız olması gibi alt başlıklarda incelenecek şeylerdir. Sıhhat şartları ise şahitler, ikrahın/zorlamanın olmaması, evliliğin gizlenmemesi gibi hususları kapsamaktadır.

Konumuz açısından üzerinde yoğunlaşmamız gereken madde, evliliğin şartsız olmasıdır. İslam fukahası söz konusu şartları iki ayrı kategoride değerlendirir. Bir; ta’liki yani evlilik akdini geciktirici şartlar. Mesela “Anne-babamın razı olması şartıyla” gibi. İki; infisahi yani akdi bozucu şartlar. Aynı misal içinde “Annem-babam razı olmazsa akit bozulacak” gibi. Bu ve benzeri şartların ileri sürüldüğü akitler sahih/geçerli değildir.

İlaveten; akdi kayıtlandırıcı şartlar in’ikadi ve infisahi şartlardan farklıdır. Mesela, ikinci evliliği yapmamak şeklinde ileri sürülen şart buna örnektir. Bu şart evlilik akdinin sıhhatine mâni değildir. İlerleyen yıllarda eşin ikinci bir evlilik yapması nikâh akdini kimi âlimlere göre bozar, kimilerine göre bozmaz; ama âlimlerin ittifak ettikleri nokta bu şartın başlangıçta akdin sıhhatine mâni olmadığıdır.

İmdi; “green kartı alana kadar” yapılan evlilik infisahi şartlar arasındadır ve daha başlangıçta akit, hukuken geçerli değildir. Ebu Hanife’ye göre bu akit fasit bile değil bâtıldır ve herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz.

Sahte evlilik meselesinin geçerli değildir diye ifade ettiğimiz bu hükmüne destek verecek başka boyutlarından da söz etmek mümkündür. Somut bir misal üzerinde ve alabildiğine sade bir dille izaha çalışalım: Bir önceki yazımızda belirttiğimiz “Amerikan rüyası”, maddi refah ve daha iyi bir gelecek uğruna Türkiye’de evli olan birisinin ABD’de green kart evliliği yaptığını düşünelim. Öncelikle ABD’de yaşayan eşin bunu yapabilmesi için Türkiye’deki eşinden resmen boşanması gerekmektedir. Tahmin ettiğiniz gibi bu da sahte ve anlaşmalı bir boşanma. Bu bir.

İki; bu işin caiziyeti bir yana, eşinin buna razı olduğunu düşünelim; en iyi ihtimalle dört-beş yıl alacak bu süreçte, Türkiye’de çocukları ve hayatın zorlukları ile baş başa olan annenin/kadının, girdiği/gireceği psikolojik durumu tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek.

Eşlerin ABD’de birlikte yaşıyor olması da bir şeyi değiştirmeyecektir. Mer’i kanunlar nezdinde boşanmış; ama dinen evliyiz diye devam eden o hayatın çekilmezliğini yaşamayan bilmez. Meselenin nasıl sona ereceği merakı, birbirlerine sadakat ve güvenleri tam da olsa, eşleri diken üstünde yaşamaya mecbur kılacaktır.

Üç; ABD’deki kanunlar nezdinde bu bir suçtur. Böylesi örneklerin çoğalması, ilgili birimleri tedbir almaya yönlendirmiştir. İşin emniyet boyutunu oluşturan evliliğin kâğıt üzerinde olup-olmadığı merkezindeki araştırmalar, suçluların yakalanmasını müteakip hapisten, yurtdışına sürgüne kadar devam eden hukuki önlemler bu çerçevede ilk akla gelen şeylerdir.

Dört; suçlunun yakalanması, o şahsın ait olduğu millet ve devlet adına olumsuz bir imaj olduğu gibi, ülkede yasal olarak yaşayan, kanun ve kurallara uymada belki ABD vatandaşından öte dikkat içinde bulunan diğer Türk vatandaşlarına karşı cephe alınmasına vesile olacak bir davranıştır. Başkalarının yapmış olduğu hataların bir anlamda ceremesini, istemedikleri ve hak etmedikleri halde çekmek zorunda kalan bu insanların, kul hakkı özelinde ahirette ilgili kişilerden davacı olması muhtemeldir. Bu ise gerçekten bir ahiret inancı olan, cennet arzusu, cehennem korkusu, Allah’a hesap verme şuuru içinde bulunan kişilerin tir tir titremeleri için yeterli bir neden olsa gerek.

Beş; Türk insanına karşı devletin yetkili birimlerinde oluşacak bu menfi imaj, vize alım işlemlerinden, uluslararası siyasal, kültürel, ekonomik ilişkilerin seyrine dahi etki edebilir. Mevhum şahsi çıkarlar adına, böyle menfi şeylere sebebiyet vermeye hiç kimsenin hakkı olmasa gerek.

Hasılı; daha çok şeyler sıralanabilir; ama işin özü şu: Neresinden bakarsanız bakın ve hangi gaye ile yapılmış olursa olsun bu tip sahte, anlaşmalı, kâğıt üzerindeki evlilikler caiz değildir.

 

 

Okunma: 1026
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum Yaz
pencereyi küçült | büyüt

busy
 
< Önceki   Sonraki >

E-Posta Üyeliği

E-posta listemize kaydolmak için bu formu doldurmanız yeterlidir...






start Player


 ListeNur.de - islami siteler listesi