Gurbet O Kadar Güzel ki!Esat Gürbüz, Zaman, 24.06.2007 "Kendimi Akademi Ödül Töreni'nde gibi hissediyorum". ABD'nin en büyük şehirlerinden birinde, Chicago (Şikago)'da 2007 Barış ve Diyalog Ödülleri Töreni NBC5 News kanalında ana haber bülteni spikerliğini yapan Allison Rosati'nin bu sözleri ile başladı.
Şehrin prestijli tarihi binalarından birinde, University Club of Chicago Catedral Hall'de 220 seçkin davetli önünde programı sunmaya başlayan bayan Rosati'nin bu sözleri programı organize eden Niagara Vakfı'nın yetkililerine iltifat için söylenmiş bir söz değildi. Bir önceki sene ilki yapılan törendeki davetlilerden biri olarak ben de aynı hislere kapılmıştım. Seçilen fon müzikleri, video klipler, ödül alanların sahneye davet ediliş şekilleri ve ödül verme tarzı hem Oscar (Akademi ödülleri) ile benzerlikler içeriyordu hem de o oranda profesyonelce yapılmıştı. Katıldığım ya da katılamasam bile yeterli bilgi aldığım herhangi bir etkinliği bu köşeye aktarmak ve yazılarımı bunlar üzerine kurmak ne tarzım, ne de hedefimdir. Zaten bu tür etkinlikleri sadece kısa haber tarzında vermeye kalksam köşemde yer kalmaz. Bu sebeple Türk vakıflarının organize ettiği; San Francisco ve Los Angeles'taki Kültürler Arası Çocuk Festivallerinden, New York ve Kanada'daki Ahmet Özhan, Atlanta'daki Fatih Kısaparmak ve Miami'deki Rafet El Roman konserleri ile süslenen Türk festivallerinden ve daha nicesinden bahsetmedim. Çok değil bir yıl içinde yapılan bunca etkinlik, dünyanın birçok yerinde olduğu gibi ABD'de de tüm hedef ve gayelerini kültürümüzü tanıtmak olarak belirlemiş gönüllüler hareketinin; ne kadar etkin ve yaygın programlara imza attığını göstermesi açısından önem arz ediyor. Bir başka açıdan da; çoğu gençlerden oluşan organizatörleri, gönüllüleri gördükçe, programlar sonrası kültürler arası yakınlaşmayı örnekleri ile müşahede ettikçe, "keşke" diyorum, "keşke can sıkıntısından dem vuran, koşturacak alan arayan, dünyaya sadece bir kere gelinebileceğini yeni fark eden bütün gençler böylesine güzel faaliyetlerde bulunabilmek için ülke sınırları dışına çıksalar, gurbetin ve hizmetin o enteresan lezzetini tatsalar, koşturmanın, koştururken temsil etmenin, temsil ederken tanıtmanın mutluluğunu anlasalar." diyorum. Çok sevdiğimizi düşündüğümüz memleketimizin kıymeti de, İstanbul'un güzelliği de, insanımızın eşi bulunmayan canayakınlığı da ayrı bir değer kazanır oluyor gurbette. Hani "Gurbet o kadar acı ki.." diye başlayan şarkıya inat, benim de "gurbet o kadar güzel ki.." diye başlayan bir şiir yazasım, güfte yapasım geliyor. Çok yakında duyduğum bir güzel söz var: "Meselelerin mat veya net olması insanın bakışı ile alakalıdır." Siz net bakar, güzel düşünür güzel görürseniz olayların arkasındaki güzelliği görür, başkalarına acı gibi gelen şeylerin aslında ne değerli ve güzel olduklarını fark edersiniz. Aklımı ve kalbimi saran bu düşüncelerle otururken Chicago'daki NBC5 kanalının genel müdürü olan Larry Wertin program organizatörü Kemal Öksüz'e ilk defa bir Diyalog ve Barış Ödül Töreni'ne şahit olduğunu ve katılmaktan onur duyduğunu bahsediyordu. Ödüllerini alanların biyografilerini aynı dallarda bir önceki sene ödül alanlar okudu ve sonra da sahneye davet edip ödüllerini verdiler. Ödül almaya hak kazananların o kadar dolu ve kabarık biyografileri (CV) vardı ki ne kadar kısaltılsa da bazılarının ki dakikalar alıyordu. Eğitim, medya, iş dünyası gibi alanlarda 7 ayrı dalda verilen ödüllerden Fethullah Gülen Özel Ödülü'nü alan Prof. Scott Alexander; Gülen'den bir pasaj okuyarak programa gelen herkesin bir Barış Şampiyonu olması gerektiğinden bahsetti. Katolik Üniversitesi'nde görevli bir profesör olan Alexander'in konuşmasında Hz. Muhammed'den peygamber diye bahsederek sonundaki saygı ifade eden (sas)'i de eklemesi ayrı bir güzellik idi. Programdan çok etkilenen sunucu bayanın "Sanırım bütün dünya 2016'da bu ödülleri almak için buraya gelecek." sözü de gönülden tasdik ettiğimiz bir temenni oldu. Koşana, koşturana selam, yerinde durana uykuya devam!
|